Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FERH: | Civciv. Tavuk veya kuş yavrusu. Nebatların diplerinde çıkan filiz. |
| FERHAL: | f. Karışık ve kıvırcık olmayan uzun saç. |
| FERHAN: | (C.: Ferâhî) Ferahlı. Sevinçli. Şâdan. Mesrur. |
| FERHAŞ: | f. Kavga, savaş, muharebe, dövüş. |
| FERHAT: | Rahatlık. Sevinç. Meserret. Sürur. |
| FERHENK: | f. Edeb. İyi terbiye. Hüner. Hikmet. Azamet. Mârifet. Bilgi. Lügat kitabı. |
| FERHEST: | f. Büyü, sihir, sihirbazlık. |
| FERHUD: | Dağ keçisinin dişisi. |
| FERHUNDE: | f. Mes'ut, saadetli, mutlu, mübarek. Uğurlu. |
| FERHUNDEGÎ: | f. Mes'utluk, mutluluk, mübareklik, kutluluk. Uğurluluk. |
| FERHUNDE-PÂ(Y): | f. Ayağı uğurlu olan. |
| FERHUNDE-TÂLİ': | f. Şanslı talihi yaver. Mes'ut, mutlu, saadetli. |
| FERHAŞ: | f. Kavga, savaş, muharebe, dövüş. |
| İçerisinde 'FERH' geçenler | |
| FERHAL: | f. Karışık ve kıvırcık olmayan uzun saç. |
| FERHAN: | (C.: Ferâhî) Ferahlı. Sevinçli. Şâdan. Mesrur. |
| FERHAŞ: | f. Kavga, savaş, muharebe, dövüş. |
| FERHAT: | Rahatlık. Sevinç. Meserret. Sürur. |
| FERHENK: | f. Edeb. İyi terbiye. * Hüner. Hikmet. Azamet. Mârifet. Bilgi. * Lügat kitabı. |
| FERHEST: | f. Büyü, sihir, sihirbazlık. |
| FERHUD: | Dağ keçisinin dişisi. |
| FERHUNDE: | f. Mes'ut, saadetli, mutlu, mübarek. Uğurlu. |
| FERHUNDEGÎ: | f. Mes'utluk, mutluluk, mübareklik, kutluluk. Uğurluluk. |
| FERHUNDE-PÂ(Y): | f. Ayağı uğurlu olan. |
| FERHUNDE-TÂLİ': | f. Şanslı talihi yaver. Mes'ut, mutlu, saadetli. |
| FERHAŞ: | f. Kavga, savaş, muharebe, dövüş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FERHAL : | f. Karışık ve kıvırcık olmayan uzun saç. |
| FER : | f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |