Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FERK: | El ile bir şeyi ovmak. Buğz ve adâvet etmek, düşmanlık yapmak. |
| FERKAA: | Parmak çıtlatmak. |
| FERKADAN: | Şimâl kutbuna yakın parlak ve küçük ayı kümesine tâbi ve gece istikamet bulmağa yarayan, sık sık karşı karşıya gelen iki yıldız (İkizler mânasına). |
| FERKADE: | Sergerde kimse. |
| İçerisinde 'FERK' geçenler | |
| FERKAA: | Parmak çıtlatmak. |
| FERKADAN: | Şimâl kutbuna yakın parlak ve küçük ayı kümesine tâbi ve gece istikamet bulmağa yarayan, sık sık karşı karşıya gelen iki yıldız (İkizler mânasına). |
| FERKADE: | Sergerde kimse. |
| TEFERKU': | Parmak öttürmek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FERKAA : | Parmak çıtlatmak. |
| FER : | f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |