| Kelime | Anlam |
|---|
| FERMAN: | f. Emir. Tebliğ. |
| FERMAN-I İLÂHÎ: | Allah'ın fermanı. |
| FERMAN-BER: | İtaatli ve muti olan. Hakkında emir çıkarılan. Fermanlı. |
| FERMAN-BERDAR: | f. Fermana uyan, emre uyan. |
| FERMAN-DİH: | f. Hükmü geçen, verdiği emri dinlenen. |
| FERMAN-FERMA: | Hüküm süren, emir veren, emir buyuran, hüküm fermâ. |
| FERMAN-REVA: | f. Pâdişah, hükümdar. Emri kabul edilen. |
| İçerisinde 'FERMAN' geçenler |
|---|
| BENDE-İ FERMÂN: | Emir kulu, ferman kölesi. |
| FERMAN-I İLÂHÎ: | Allah'ın fermanı. |
| FERMAN-BER: | İtaatli ve muti olan. Hakkında emir çıkarılan. Fermanlı. |
| FERMAN-BERDAR: | f. Fermana uyan, emre uyan. |
| FERMAN-DİH: | f. Hükmü geçen, verdiği emri dinlenen. |
| FERMAN-FERMA: | Hüküm süren, emir veren, emir buyuran, hüküm fermâ. |
| FERMAN-REVA: | f. Pâdişah, hükümdar. * Emri kabul edilen. |
| İBKA FERMANI: | Tâyinleri bir sene müddetle yapılan memurların vazifelerinde devam edeceklerine dâir gönderilen ferman. |
| İNFAZ-I FERMAN: | Hükmünü geçirme, emrini dinletme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| FERMAN-I İLÂHÎ : | Allah'ın fermanı. |
| FERMA : | f. Buyurucu. Emredici. Âmir. |
| FER : | f. Işık, parlaklık, zinet, süs. * Fazl ve vakar. * İktidar; şevket, kuvvet. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |