Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FESS: Kıtlık günlerinde tohumundan ekmek yapılan bir ot.
İçerisinde 'FESS' geçenler
FUHUL-İ MÜFESSİRÎN: Tefsircilerin en ileri gelenleri, müfessirlerin en önde olanları.
LAFZ-I MÜFESSER: Huk: Tahsis ve te'vile ihtimâl bırakmıyacak derecede açık olan sözdür ki, onunla amel vâcib olur.
MÜFESSER: Tefsir edilmiş. izah ve beyan edilmiş. Mânası izah suretiyle bildirilmiş. Açıklanmış. * Beyan-ı tefsir veya takrir edilmiş olması sebebiyle manası "nass" dan daha vâzıh olan sözdür. * Mücmel olmayan söz.
MÜFESSİR: Tefsir eden, izah eden. Anlayabildiği mânayı söyleyen ve yazan. * Kur'an-ı Kerim'i tefsir edebilmek salahiyetini hâiz olan, âlim, fâzıl ve kuvve-i kudsiye sahibi zât.
MÜFESSİRÎN: Kur'an-ı Kerim'in mânasını hakkıyla anlayıp tefsir edebilen, ilmi ile âmil, kâmil ve sâlih muhakkikler.
MÜTEFESSİH: (Tefessüh. den) Kokmuş, çürümüş, bozulmuş, tefessüh etmiş.
MÜTEFESSİH: (Füshat. den) Genişleyen, bollaşan, genişlemiş olan.
TEFESSUD: Akmak.
TEFESSUH: Fasih olma. Anlaşılması kolay olma.
TEFESSÜH: Açılmak. Genişlemek. İnbisat bulmak. * Mecliste çekilip bir adama oturacak yer açmak.
TEFESSÜH: Alçaklaşmak. Bozulmak. * Çürümek. Kokup dağılmak. * Tâkattan düşmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FESA : Eskimek. * Vurmak.
FE (FA) : (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...