Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FETA: | (C.: Fitye, Fityan veya feteyân) Genç. Delikanlı. Cömert. |
| FETA: | (Fetâne) (C: Eftâ) Yassı ve çökük burunlu olmak. |
| FETAH: | Yumuşak. |
| FETAK: | Fıtık. Kasığı şişmiş olan kimse. |
| FETAKE: | Gadretmek, öldürmek. |
| FETANET: | (Bak: Fatânet) |
| FETASE: | Yassı çökük burunlu olmak. Büyük boncuk. |
| FETAT: | Kuvvetli, genç kadın. |
| İçerisinde 'FETA' geçenler | |
| FETAH: | Yumuşak. |
| FETAK: | Fıtık. Kasığı şişmiş olan kimse. |
| FETAKE: | Gadretmek, öldürmek. |
| FETANET: | (Bak: Fatânet) |
| FETASE: | Yassı çökük burunlu olmak. * Büyük boncuk. |
| FETAT: | Kuvvetli, genç kadın. |
| FETHA (FETAHA): | (C.: Füteh-Fütuh-Fethât) Kaşı olmayan halka yüzük. * Büyük yüzük. * Tavşancıl kuşu. |
| ŞEFETAN: | İki dudak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FETAH : | Yumuşak. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |