Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FETH: | Açma, başlama. Zaptetme. Ele geçirme. Zafer. Nusret. Faydalı şeyleri elde etmek için yolları açmak. Muğlak şeyleri açmak. Bu iki suretle olur. Biri, basâr ile idrâk olunur. Gam ve kederi gidermek gibi. İkinci de: İki nevi olup birincisi; dünya işlerinde olur. Sürur vermekle gamı izâle etmek, bir değerli şey vermekle fakirliği kaldırmak gibi. İkincisi; kapalı, muğlak bilgilerin keşif ve izharında kullanılır. Bu da iki türlüdür; Birisi; zâhirî ve müsbet ilimleri çoğaltmak ve mânalarını tahkik etmekle olur. Diğeri; ilm-i ledün âlemine dalmakla olur. (L.R.) |
| FETH-İ BAB: | Kapı açmak. |
| FETH-İ BİLAD: | Beldelerin istilâsı, şehirlerin zabtı. |
| FETH-İ İSLÂM: | Tuna nehri üzerinde Kladova kasabası yakınlarındaki bir kalenin adı. İslâmların fethetmesi. |
| FETH-İ KELÂM: | Söze başlama. |
| FETH-İ KOSTANTİNİYYE: | İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethi. |
| FETH-İ MEYYİT: | Ölüm sebebini anlamak için cesedin açılarak muâyene edilmesi, otopsi. |
| FETH-İ MÜBİN: | Açık ve parlak zafer. Hakkı, bâtılın tahakkümünden kurtaran veya birbirine zıd olan hak ile batılın karışıklığını ayırarak hakkı galip kılan feth ve zafer Bu zafer, harp ile olabileceği gibi harpsiz de olur. (Hakikatın ve ilmin galebesi gibi.)Fetih suresinin birinci âyetinde geçen "Feth-i mübin"in ifade ettiği manâlardan biri: Sahih-i Buharî muhtasarının beyanına göre çok İslâmî fetihlerin mebdei olan Hudeybiye sulhudur. Ulemanın ekserisine göre ise; Biat-ı Rıdvan'dır.Kur'anın hitabı umum asırlara baktığı için, bu gibi fetih ve zafer manâlarından her asırdaki Âlem-i İslâm hissedardır. |
| FETH-İ SUVER: | Suretlerin meydana çıkışı. Her mahlûkun Allah'ın ilim, irade ve kudretiyle en münasib şekilde suretlerinin açılışı. |
| FETHA: | Gr. Arabçada harfleri (E, A) diye okutan işâret, üstün. |
| FETHA (FETAHA): | (C.: Füteh-Fütuh-Fethât) Kaşı olmayan halka yüzük. Büyük yüzük. Tavşancıl kuşu. |
| FETHÎ: | Fetih ile alâkalı. Fethe âit. Ferahlık verici. |
| İçerisinde 'FETH' geçenler | |
| FETH-İ BAB: | Kapı açmak. |
| FETH-İ BİLAD: | Beldelerin istilâsı, şehirlerin zabtı. |
| FETH-İ İSLÂM: | Tuna nehri üzerinde Kladova kasabası yakınlarındaki bir kalenin adı. * İslâmların fethetmesi. |
| FETH-İ KELÂM: | Söze başlama. |
| FETH-İ KOSTANTİNİYYE: | İstanbul'un Fatih Sultan Mehmed Han tarafından fethi. |
| FETH-İ MEYYİT: | Ölüm sebebini anlamak için cesedin açılarak muâyene edilmesi, otopsi. |
| FETH-İ MÜBİN: | Açık ve parlak zafer. Hakkı, bâtılın tahakkümünden kurtaran veya birbirine zıd olan hak ile batılın karışıklığını ayırarak hakkı galip kılan feth ve zafer Bu zafer, harp ile olabileceği gibi harpsiz de olur. (Hakikatın ve ilmin galebesi gibi.)Fetih suresinin birinci âyetinde geçen "Feth-i mübin"in ifade ettiği manâlardan biri: Sahih-i Buharî muhtasarının beyanına göre çok İslâmî fetihlerin mebdei olan Hudeybiye sulhudur. Ulemanın ekserisine göre ise; Biat-ı Rıdvan'dır.Kur'anın hitabı umum asırlara baktığı için, bu gibi fetih ve zafer manâlarından her asırdaki Âlem-i İslâm hissedardır. |
| FETH-İ SUVER: | Suretlerin meydana çıkışı. Her mahlûkun Allah'ın ilim, irade ve kudretiyle en münasib şekilde suretlerinin açılışı. |
| FETHA: | Gr. Arabçada harfleri (E, A) diye okutan işâret, üstün. |
| FETHA (FETAHA): | (C.: Füteh-Fütuh-Fethât) Kaşı olmayan halka yüzük. * Büyük yüzük. * Tavşancıl kuşu. |
| FETHÎ: | Fetih ile alâkalı. Fethe âit. * Ferahlık verici. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FETH-İ BAB : | Kapı açmak. |
| FETA : | (C.: Fitye, Fityan veya feteyân) Genç. Delikanlı. * Cömert. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |