Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FETTANE: | Mehenk taşı. Altun ve gümüşü muâyeneye yarıyan taş. |
| İçerisinde 'FETTANE' geçenler | |
| İçerisinde 'FETTANE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FETTAN : | Fitneci. Kurnaz. Fitne çıkaran. Karıştıran. * Hırsız. * Şeytan. * Altın eriten kuyumcu. |
| FETTAH : | (Fetih. den) En iyi, en çok fetheden. Darlıktan kurtaran. Her şeyi en iyi cihetten açan. Her şeyi açan. Zabteden Allah (C.C.) |
| FETT : | Kırmak, kesr. |
| FETA : | (C.: Fitye, Fityan veya feteyân) Genç. Delikanlı. * Cömert. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |