| Kelime | Anlam |
|---|
| FEVK: | Üst. Üst taraf. Yüksek derece. Yukarı. |
| FEVKALÂDE: | Âdetin fevkinde. Ayrıca, hususi surette. Bilinenlerin üstünde. Müstesna ve yüksek bir surette. |
| FEVKALBEŞER: | (Fevk-al beşer) İnsan gücünün üstünde, insanüstü. |
| FEVKALGAYE: | Son derecede. |
| FEVKALHAD: | (Fevk-al had) Huduttan ileride. Sınırsız. Hudutsuz. |
| FEVKALKANUN: | Kanun üstü. Kanunun kabul etmediği. Kanunun karışmadığı. |
| FEVKALKÜLL: | (Fevk-al kül) Hepsinin fevkinde. Bütününün üstünde. |
| FEVKALME'MUL: | (Fevk-al me'mul) Ümidin fevkinde, Umulandan ziyade. Ümid edilmedik şekilde. Beklenmedik bir anda. |
| FEVKALMU'TÂD: | (Fevk-al mu'tâd) Her zamankinden üstün. Âdetin fevkinde. |
| FEVKANÎ: | Üst, üst tarafta, üstteki. |
| FEVKATTAHAMMÜL: | (Fevk-at tahammül) Tahammülün üstünde, tahammül edilmez, dayanılmaz, dayanılması imkânsız. |
| İçerisinde 'FEVK' geçenler |
|---|
| FEVKALÂDE: | Âdetin fevkinde. Ayrıca, hususi surette. Bilinenlerin üstünde. Müstesna ve yüksek bir surette. |
| FEVKALBEŞER: | (Fevk-al beşer) İnsan gücünün üstünde, insanüstü. |
| FEVKALGAYE: | Son derecede. |
| FEVKALHAD: | (Fevk-al had) Huduttan ileride. Sınırsız. Hudutsuz. |
| FEVKALKANUN: | Kanun üstü. Kanunun kabul etmediği. Kanunun karışmadığı. |
| FEVKALKÜLL: | (Fevk-al kül) Hepsinin fevkinde. Bütününün üstünde. |
| FEVKALME'MUL: | (Fevk-al me'mul) Ümidin fevkinde, Umulandan ziyade. Ümid edilmedik şekilde. Beklenmedik bir anda. |
| FEVKALMU'TÂD: | (Fevk-al mu'tâd) Her zamankinden üstün. Âdetin fevkinde. |
| FEVKANÎ: | Üst, üst tarafta, üstteki. |
| FEVKATTAHAMMÜL: | (Fevk-at tahammül) Tahammülün üstünde, tahammül edilmez, dayanılmaz, dayanılması imkânsız. |
| MA-FEVK: | Üstünü. Üstün olanı. * Bir şeyin üstü, üst tarafı. Baş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| FEVKALÂDE : | Âdetin fevkinde. Ayrıca, hususi surette. Bilinenlerin üstünde. Müstesna ve yüksek bir surette. |
| FEVAHİŞ : | (Fâhiş. C.) Fâhiş işler. Bozuk işler. Kötü ve haram olan işler, ameller. |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |