Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| FEYH: | Sıcağın şiddetlenmesi. Koku yayılmak. Kazan kaynamak. Yara kanamak. |
| FEYHA: | Geniş ve büyük olan. Engin. |
| FEYHA: | Bir nevi toprak çanak. Genişlik, vüs'at. |
| FEYHAK: | Geniş nesne. |
| FEYHEC: | İçki ölçülen bardak. Şarab. Hamr. Bâde. |
| İçerisinde 'FEYH' geçenler | |
| FEYHA: | Geniş ve büyük olan. Engin. |
| FEYHA: | Bir nevi toprak çanak. * Genişlik, vüs'at. |
| FEYHAK: | Geniş nesne. |
| FEYHEC: | İçki ölçülen bardak. Şarab. Hamr. Bâde. |
| MÜTEFEYHIK: | Çok sözlü, kibirli kimse. |
| TEFEYHUK: | Geniş, bol olmak. * Çok konuşmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| FEYHA : | Geniş ve büyük olan. Engin. |
| FEY' : | Ganimet. Harbde elde edilen mal. * Rücu'. * Haraç. * Zeval vaktinden sonraki gölge. (Bak: Fey-i zeval) |
| FE (FA) : | (Buna ta'kib edâtı denir) "Sonra, hemen" mânalarını ifâde için fiillerin başına getirilen edât harfi. (Bak: Harf-i atıf) Bazan mecaz olarak vav yerinde de kullanılır. |