Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
FUL: Bakla. Fasulye.
FULAD: Çelik.
İçerisinde 'FUL' geçenler
FULAD: Çelik.
GAFUL (GAFLE): Aldanmak. * Terk etmek. * Belirsiz ve idraksiz olmak.
GUFUL: Dikkatsizlikten veya şaşırmaktan dolayı bir işte hata yapma.
KARANFUL (KARANFÜL): Yaprağı, çiçeği ve kokusu güzel ve uzun olan budaklı bir nebat. Karanfil.
KUFUL: (Kufl. C.) Kilitler. * Seferden veya yolculuktan dönme.
MEKFUL: (Kefâlet. den) Kefil olmuş veya kefil olunmuş.
MEKFUL-ÜN ANH: Kendisine kefillik edilen kimse.
MEKFUL-ÜN BİH: Kefâlet olunan kimse veya şey.
RÜFUL: Sallanmak. * Gururlanmak, tekebbürlenmek.
SEYFULLAH: Allah'ın (C.C.) kılıcı, askeri. *Ashab-ı Kiram'dan Hz. Hâlid İbn-i Velid'e (R.A.) verilen ünvan.
SÜFUL: Alçaklık. * Alçaklığa meyil ve teveccüh etmek. Alçaklığa yönelmek.
TETAFFUL: (Tufl. dan) Dalkavukluk.
TUFUL: Güneşin batmağa yaklaşması. * (Tıfl. C.) Çocuklar.
TUFULÂNE: f. Çocukçasına.
TUFULİYYET: (Tufulet) Çocukluk. Küçüklük. Yavru oluş. * Ter u tazelik.
UFUL: Gurub, batış. Gözden kayboluş. Görünmez olmak. * Mc: Ölmek.
ÜFUL: Batmak, kaybolmak. * Mc: Ölmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
FULAD : Çelik.
FUA : Keler, kertenkele. * Her nesnenin evveli. * şiddetli koku. Güzel koku.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...