Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GALİYE: | Galeyan eden. Değerinden çok pahalı. Misk ve amberden yapılmış meşhur koku. Hoş kokulu kıymetli madde. |
| GALİYE-BÂR: | f. Güzel kokulu şey saçan. |
| GALİYE-DÂN: | f. Güzel kokulu şeylerin muhafaza edildiği kap, mahfaza. |
| GALİYE-GUN: | f. Güzel siyah renkli. |
| İçerisinde 'GALİYE' geçenler | |
| GALİYE-BÂR: | f. Güzel kokulu şey saçan. |
| GALİYE-DÂN: | f. Güzel kokulu şeylerin muhafaza edildiği kap, mahfaza. |
| GALİYE-GUN: | f. Güzel siyah renkli. |
| MEZAYA-YI GALİYE: | Çok kıymetli, yüksek meziyetler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GALİYE-BÂR : | f. Güzel kokulu şey saçan. |
| GALÎ : | Pahalı. Kıymetli. Ağır. * Haddini tecâvüz eden, haddini aşan. |
| GAL : | (Gâle) f. Uzak, baid, ırak. |
| GABANE : | Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması. |