Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GALAT-I TAHAKKÜMÎ: | Bir kelimenin gerek lâfzı ve gerekse mânası itibariyle herkesin kullandığı gibi kullanılmaması.Bu, başlıca üş şeyden olur:1- Nazımda vezne uydurmak için bir kelimenin telâffuzunu değiştirmek, hecesini uzatmak ve kısaltmak yahut harfini gizlemek.2- Çeşitli mânâları olan bir kelimeyi meşhur olmayan bir mânâda kullanmak.3- Gramere ait kaide hatası yapmak. Meselâ: Zen merde, civân pîre, keman tîrine muhtaçEczâ-yı cihân cümle biri bîrine muhtaçbeytindeki "bîr" kelimesinin hecesi uzatılarak galat-ı tahakkümî yapılmıştır. |
| İçerisinde 'GALAT-I TAHAKKÜMÎ' geçenler | |
| İçerisinde 'GALAT-I TAHAKKÜMÎ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GALAT-I BASAR : | Görme duyusunun yanılması. (Meselâ: Su içine batırılmış olan bir çubuğun, kırılmış gibi görünmesi.) |
| GALAT : | Hata. Yanlış. * Kaideye uymaz söz. |
| GALA : | Yüksek kıymet, pahalılık. * Bir şeyin haddini aşması. |
| GAL : | (Gâle) f. Uzak, baid, ırak. |
| GABANE : | Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması. |