Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
GARİB: (A, uzun okunur) Batan. Gurub eden.
İki omuz arası.
Devenin hörgücüyle boynu arası.
GARİB(E): Hayret verici. Tuhaf.
Kimsesiz. Zavallı.
Gurbette olan.
GARİB-ÜD DİYÂR: Memleketin yabancısı.
GARİBANE: f. Garip gibi, garip kimselere yakışır şekilde, garipçesine.
GARİB-NÜVAZ: f. Kimsesizlere ve gariplere yardım eden. Biçareleri ve zavallıları koruyan.
İçerisinde 'GARİB' geçenler
EGARİB: Firak anı, ayrılış zamanı. Savaş ânı.
EVZA-I GARİBE: Garip haller.
GARİB(E): Hayret verici. Tuhaf. * Kimsesiz. Zavallı. * Gurbette olan.
GARİB-ÜD DİYÂR: Memleketin yabancısı.
GARİBANE: f. Garip gibi, garip kimselere yakışır şekilde, garipçesine.
GARİB-NÜVAZ: f. Kimsesizlere ve gariplere yardım eden. Biçareleri ve zavallıları koruyan.
MAGARİB: (Magrib. C.) Batılar, magribler, garplar. * Akşamlar.
MERD-İ GARİB: Yabancı yerlere, gurbete düşmüş kişi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
GARİB(E) : Hayret verici. Tuhaf. * Kimsesiz. Zavallı. * Gurbette olan.
GARÎ : f. Kararsız, sebatsız.
GAR : (Ger) f. Kelimeye eklemekle nisbet veya fâillik mânası verilir. Yapan, yapıcı mânasınadır. Meselâ:
GABANE : Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...