Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
GARB: (C: Gurub) Güneşin battığı taraf. Batı.
Sığır derisinden yapılan büyük kova.
Sakaların su koydukları büyük tulum.
Atıldıktan sonra bulunmayan ok.
Yürügen at.
Nasır acısı (gözde olur).
Göz yaşı.
Göz yaşının geldiği damar.
Kenar.
GARB-I CENUBÎ: Güney batı.
GARB-I ŞİMALÎ: Kuzey batı.
GARBEN: Batıdan, garb cihetinden, batı tarafından.
GARBÎ (GARBİYYE): Batı ile alâkadar, Avrupa'ya mensub.
Aşağı Mısır'ın batı kısımları.
GARBİYYUN: Garplılar, Avrupalılar. Batı memleketleri ahalisi.
İçerisinde 'GARB' geçenler
AKSA-YI GARB: Uzak garp, uzak batı.
ELSİNE-İ GARBİYYE: Batı dilleri, garb lisanları.
GARB-I CENUBÎ: Güney batı.
GARB-I ŞİMALÎ: Kuzey batı.
GARBEN: Batıdan, garb cihetinden, batı tarafından.
GARBÎ (GARBİYYE): Batı ile alâkadar, Avrupa'ya mensub. * Aşağı Mısır'ın batı kısımları.
GARBİYYUN: Garplılar, Avrupalılar. Batı memleketleri ahalisi.
ŞİMAL-İ GARBÎ: Kuzeybatı.
TEGARBÜL: (Gırbâl. den) Kalburdan geçirme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
GARB-I CENUBÎ : Güney batı.
GAR : (Ger) f. Kelimeye eklemekle nisbet veya fâillik mânası verilir. Yapan, yapıcı mânasınadır. Meselâ:
GABANE : Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...