Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GARRA: | Parlak. Beyaz. Güzel. Şa'şaalı. Kur'an'ın kudsi nurlarının parladığı Medine-i Münevvere'nin bir ismidir. |
| GARRAN: | f. Kükreyen, haykıran. Homurdanan. |
| İçerisinde 'GARRA' geçenler | |
| GARRAN: | f. Kükreyen, haykıran. Homurdanan. |
| GURRE-İ GARRA: | Bir günlük hilâl. |
| MUGARRAK: | (Gark. dan) Suya daldırılmış. * Gümüşle süslü. |
| ŞERİAT-I GARRÂ: | Parlak ve nurlu şeriat. İslâmiyet. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GARRAN : | f. Kükreyen, haykıran. Homurdanan. |
| GARR : | Aldatmak. * Hırsa düşmek. * Alnında dirhemden büyücek beyazlık bulunan at. |
| GAR : | (Ger) f. Kelimeye eklemekle nisbet veya fâillik mânası verilir. Yapan, yapıcı mânasınadır. Meselâ: |
| GABANE : | Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması. |