Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GAZEL: | Tek kişinin özel bir ahenkle okuduğu manzume. (Aşk ve nefis gibi hislere ait olup, anlamı dine aykırı olursa ve kadın sesi ile câiz değildir.) Edb: Klâsik şark şiirlerinin en çok kullanılan ve (5-15) beyitlik şekil. Sonbaharda ağaç üzerinde kuruyan yapraklar. Ceylân. Lâtif şey. Güzel kadınların bahsi ve medhi. Kadınlar sohbetini sevmek. Köpeğin, geyiğin sesinden ürkmesi. |
| GAZEL-HAN: | f. Gazel okuyan. |
| GAZEL-HANÎ: | f. Gazel okuyuculuk. |
| GAZELİYYAT: | Gazel tarzında yazılmış şiirler. |
| GAZEL-NÜVİS: | f. Gazel yazan. |
| GAZEL-SERA: | f. Nazım şekilleri arasında gazel meydana getiren. |
| İçerisinde 'GAZEL' geçenler | |
| BEYT-ÜL GAZEL: | Edb: Gazelin en güzel olan beyti. |
| GAZEL-HAN: | f. Gazel okuyan. |
| GAZEL-HANÎ: | f. Gazel okuyuculuk. |
| GAZELİYYAT: | Gazel tarzında yazılmış şiirler. |
| GAZEL-NÜVİS: | f. Gazel yazan. |
| GAZEL-SERA: | f. Nazım şekilleri arasında gazel meydana getiren. |
| MUGAZELE: | (Ga, uzun okunur) Aşıkane şakalaşma, lâtifeleşme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GAZEL-HAN : | f. Gazel okuyan. |
| GAZE : | f. Çocuk salıncağı. |
| GAZ : | f. Isırma, dişle tutma. * Diş. |
| GABANE : | Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması. |