Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GAZZ: | (Gadd) Utancından dolayı önüne bakmak. Bir şeyin miktarını eksiltmek. Hurmanın tomurcuğu. Zerafet sâhibi. Yeni buzağı. |
| GAZZAL: | Eğrilen iplik. |
| GAZZE: | Şam'ın doğusunda bir yerin adı. (Resullulah Efendimizin ceddi Hâşim'in kabri ordadır.) |
| İçerisinde 'GAZZ' geçenler | |
| GAZZAL: | Eğrilen iplik. |
| GAZZE: | Şam'ın doğusunda bir yerin adı. (Resullulah Efendimizin ceddi Hâşim'in kabri ordadır.) |
| MÜNGAZZ: | Zindeliği kalmamış. |
| MÜNGAZZEN: | Zindeliği kalmamış olarak. |
| MÜTEGAZZİ: | Gıdalanan, tagaddi eden. |
| MÜTEGAZZİB: | Hiddetlenen, öfkelenen, kızan, gazaba gelen. |
| MÜTEGAZZİL: | Gazel yazan. * Gazel söyleyen, gazel okuyan. Gazelhân. |
| TAGAZZİ: | (C.: Tagazziyât) Gıdalanma, beslenme. |
| TEGAZZÜB: | (Gazâb. dan) Öfkelenme, hiddetlenme, gazaba gelme, kızma. |
| TEGAZZÜL: | (C.: Tegazzülât) (Gazel. den) Gazel tarzında şiir yazma. * Gazel söyleme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GAZZAL : | Eğrilen iplik. |
| GAZ : | f. Isırma, dişle tutma. * Diş. |
| GABANE : | Kişinin fikir ve tedbirinin zayıf ve eksik olması. |