Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GEV: | (C.: Gevân) f. Yiğit, bahadır, kahraman. |
| GEVAH: | (Bak: Güvah) |
| GEVAHÎ: | (Bak: Güvahî) |
| GEVAN: | (Gev. C.) Kahramanlar, yiğitler. |
| GEVAR: | t. Ark. Bahçeleri sulamak için çayırdan ufak bir arkla alının kol. |
| GEVARE: | (Gehvâre) Beşik. |
| GEVÇ: | f. Ağaç zamkı. |
| GEV-ÇAH: | f. Dibi görünebilen pek derin olmayan alçak kuyu. |
| GEVDEN: | f. Sersem, ahmak, şaşkın, anlayışsız. |
| GEVEN: | t. Çalı. Dikenli ve bir karış kadar boyunda bir nebat. Aslı Gevân'dır. |
| GEVHER: | f. Akıl ve edeb. Asıl ve neseb. Elmas, cevher, mücevher. İnci. Bir şeyin künhü ve esası. Hakikat. Noktalı olan harf. |
| GEVHER-İ PEND: | Nasihat küpesi. |
| GEVHER-BAR: | f. Cevher yağdıran. |
| GEVHER-EFŞAN: | f. Cevher saçan. |
| GEVHER-FÜRUŞ: | f. Cevherci, kuyumcu, sarraf. |
| GEVHERÎ: | f. Kuyumcu, cevherci. |
| GEVHERÎN: | f. Mücevher gibi. Mücevherli. |
| GEVHER-NİSAR: | f. Cevher serpen. Mc: Düzgün konuşan, güzel söz söyleyen. |
| GEVHER-NİŞİN: | f. Cevherlerle süslenmiş. |
| GEVHER-PAŞ: | f. Mücevher saçan. Mc: Çok güzel ve düzgün konuşan. |
| GEVHER-ŞİNAS: | f. Cevherden anlıyan, cevherci, kuyumcu. |
| GEVHER-TAB: | f. Altun ve mücevherlerle işlenmiş kadın eşarbı. |
| GEVSALE: | f. Bir yaşına girmiş sığır yavrusu. |
| GEVZ: | f. Ceviz. |
| GEVHER-EFŞAN: | f. Cevher saçan. |
| GEVHER-FÜRUŞ: | f. Cevherci, kuyumcu, sarraf. |
| GEVHER-PAŞ: | f. Mücevher saçan. Mc: Çok güzel ve düzgün konuşan. |
| İçerisinde 'GEV' geçenler | |
| CAM-I GEVHERÎ: | Billur kadeh. |
| GEVAH: | (Bak: Güvah) |
| GEVAHÎ: | (Bak: Güvahî) |
| GEVAN: | (Gev. C.) Kahramanlar, yiğitler. |
| GEVAR: | t. Ark. Bahçeleri sulamak için çayırdan ufak bir arkla alının kol. |
| GEVARE: | (Gehvâre) Beşik. |
| GEVÇ: | f. Ağaç zamkı. |
| GEV-ÇAH: | f. Dibi görünebilen pek derin olmayan alçak kuyu. |
| GEVDEN: | f. Sersem, ahmak, şaşkın, anlayışsız. |
| GEVEN: | t. Çalı. Dikenli ve bir karış kadar boyunda bir nebat. Aslı Gevân'dır. |
| GEVHER: | f. Akıl ve edeb. * Asıl ve neseb. * Elmas, cevher, mücevher. İnci. * Bir şeyin künhü ve esası. Hakikat. * Noktalı olan harf. |
| GEVHER-İ PEND: | Nasihat küpesi. |
| GEVHER-BAR: | f. Cevher yağdıran. |
| GEVHER-EFŞAN: | f. Cevher saçan. |
| GEVHER-FÜRUŞ: | f. Cevherci, kuyumcu, sarraf. |
| GEVHERÎ: | f. Kuyumcu, cevherci. |
| GEVHERÎN: | f. Mücevher gibi. * Mücevherli. |
| GEVHER-NİSAR: | f. Cevher serpen. * Mc: Düzgün konuşan, güzel söz söyleyen. |
| GEVHER-NİŞİN: | f. Cevherlerle süslenmiş. |
| GEVHER-PAŞ: | f. Mücevher saçan. * Mc: Çok güzel ve düzgün konuşan. |
| GEVHER-ŞİNAS: | f. Cevherden anlıyan, cevherci, kuyumcu. |
| GEVHER-TAB: | f. Altun ve mücevherlerle işlenmiş kadın eşarbı. |
| GEVSALE: | f. Bir yaşına girmiş sığır yavrusu. |
| GEVZ: | f. Ceviz. |
| GEVHER-EFŞAN: | f. Cevher saçan. |
| GEVHER-FÜRUŞ: | f. Cevherci, kuyumcu, sarraf. |
| GEVHER-PAŞ: | f. Mücevher saçan. * Mc: Çok güzel ve düzgün konuşan. |
| KATRE-İ GEVHER: | Cevher damlası. İnci tanesi. * Pek kıymetli şey. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GEVAH : | (Bak: Güvah) |
| GEBE : | (Bak: Hâmile) |