Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GULAM: | Genç, delikanlı. Bıyığı henüz bitmemiş genç. Esir, hizmetçi, köle. |
| GULAME (GULME): | Cima arzusu. |
| GULAMİYE: | Tar: Cizye ve diğer vergileri tahsil edenlerin topladıkları paraların hazine veznesine teslim edilişi esnasında cizye veya vergi harç pusulalarının her biri için kendilerine verilen tahsil âidatı. |
| GULAMPARE: | Dost, sevgili, mahbup. (Halk ağzında kulampara şeklinde kullanılır.) |
| İçerisinde 'GULAM' geçenler | |
| GULAME (GULME): | Cima arzusu. |
| GULAMİYE: | Tar: Cizye ve diğer vergileri tahsil edenlerin topladıkları paraların hazine veznesine teslim edilişi esnasında cizye veya vergi harç pusulalarının her biri için kendilerine verilen tahsil âidatı. |
| GULAMPARE: | Dost, sevgili, mahbup. (Halk ağzında kulampara şeklinde kullanılır.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GULAME (GULME) : | Cima arzusu. |
| GUL : | f. Safdil, ahmak, bön, sersem. |
| GU(Y) : | "Diyen, söyleyen" mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Rast-gu $ : Doğru söyleyen. Suhan-gu $ : Söz söyleyen, konuşan. |