Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| GUN: | f. Tarz, gidiş, sıfat. Renk. |
| GUNA-GUN: | f. Türlü türlü, renk renk. Alaca. |
| GUNC: | Eda, naz, kırıtma, cilve. |
| GUNE: | f. Tarz, gidiş, yol, tarz. Sıfat. |
| GUNE GUNE: | f. Türlü türlü, çeşit çeşit, renk renk. |
| GUNM: | Bir şeye meşakkatsiz nâil olmak veya düşmandan doyumluk almak mânalarına gelir ve alınan doyumluğa da isim olarak ıtlak olunur ki ganimet de, her iki mânada böyledir. Şeriatta ise ganimet, küffardan anveten, yani harben alınan maldır. Binaenaleyh, velevse harbin neticesi olsun bir sulh ve ahd ile alınan mallara ganimet denilmez. (E.T.) |
| GUNNE: | Genizden söylemek, sesi burnundan çıkarır gibi okumak. Burundan gelen ses.(Tecvidde harfin vasıflarındandır) (Bak: İdgam) |
| GUNYA: | f. Geometride kullanılan bir âlet. Gönye. |
| GUNYAN: | Kimseye ihtiyacı olmayıp müstağni olmak. |
| GUNYAT: | Kudret, zenginlik. |
| GUNZ: | Tasa, keder. Zahmet, meşakkat. |
| GUNYET: | Zenginlik. |
| İçerisinde 'GUN' geçenler | |
| AGUN: | f. Baş aşağı, ters. * Uğursuz. |
| AGUNDE: | f. Hallaç elinden geçmiş pamuk, atılmış pamuk. |
| ALGUN: | f. Kırmızı renginde, koyu ve parlak pembe. |
| ASMAN-GÛN: | f. Gök mavisi. |
| ATEŞ-GÛN: | f. Ateş gibi kıpkırmızı. |
| AZER-GÛN: | f. Ateş renginde olan, kızıl, kırmızı. * Ay çiçeği. |
| BAŞGÛN: | f. Uğursuz. * Ters, başaşağı. |
| BAZGÛN(E): | f. Uğursuz. * Ters, başaşağı. |
| BENEFŞE-GÛN: | f. Menekşe renkli, mor renkli. Gökyüzü. |
| BİR GÛNA: | Hiçbir suretle. Bir suretle. Bir türlü. |
| DİGER-GUN: | f. Değişmiş, başkalaşmış, bozuk. |
| ERGUN: | f. Sert başlı at. Hızlı ve oynak olarak giden at. |
| Çİ-GUNE: | f. Nasıl, ne çeşit, ne türlü. |
| GALİYE-GUN: | f. Güzel siyah renkli. |
| GENDÜM-GUN: | f. Buğday renkli. |
| GUNA-GUN: | f. Türlü türlü, renk renk. Alaca. |
| GUNC: | Eda, naz, kırıtma, cilve. |
| GUNE: | f. Tarz, gidiş, yol, tarz. Sıfat. |
| GUNE GUNE: | f. Türlü türlü, çeşit çeşit, renk renk. |
| GUNM: | Bir şeye meşakkatsiz nâil olmak veya düşmandan doyumluk almak mânalarına gelir ve alınan doyumluğa da isim olarak ıtlak olunur ki ganimet de, her iki mânada böyledir. Şeriatta ise ganimet, küffardan anveten, yani harben alınan maldır. Binaenaleyh, velevse harbin neticesi olsun bir sulh ve ahd ile alınan mallara ganimet denilmez. (E.T.) |
| GUNNE: | Genizden söylemek, sesi burnundan çıkarır gibi okumak. Burundan gelen ses.(Tecvidde harfin vasıflarındandır) (Bak: İdgam) |
| GUNYA: | f. Geometride kullanılan bir âlet. Gönye. |
| GUNYAN: | Kimseye ihtiyacı olmayıp müstağni olmak. |
| GUNYAT: | Kudret, zenginlik. |
| GUNZ: | Tasa, keder. * Zahmet, meşakkat. |
| GUNYET: | Zenginlik. |
| GÜLGUN: | f. Pembe, açık kırmızı. Gül renkli. |
| GÜLGUNE: | f. Gül renkli. * Gül yanaklı. * Kadınların kullandıkları gül rengindeki düzgün. |
| GÜNA GÛN: | f. Türlü. Çeşitli nevilerde olan. Çeşit çeşit. Renk renk. |
| HALKA-İ ÂB-GÛN: | Gökyüzü, semâ. |
| LAALGUN: | f. Kırmızı renkte. Al renkte. |
| LALEGUN: | f. Lâle renkli. Pembe. |
| LA'L-GUN: | f. Al renkli. Kırmızı renkli. |
| MERZGUN: | f. Tenâsül organı. |
| MEY-GUN: | f. Şarap renginde olan, kırmızıya yakın olan. |
| NİGUN: | f. Tersine dönmüş, altüst olmuş, başaşağı. * Ters, uğursuz, aksi. |
| NİGUNBAHT: | f. Tâlihi ters dönmüş, tâlihsiz, şanssız. |
| NİGUNSÂR: | f. Başaşağı. |
| PERGUNE: | f. Yakışıksız, çirkin. |
| PEYGUN: | f. And, şart, ahd, peyman. |
| SADGUNE: | f. Çeşitli. Yüz türlü. |
| SAFRAGUN: | Bir cins serçe kuşu. |
| SERNİGÛN: | f. Baş aşağı olmuş. * Tersine dönmüş. * Bahtsız. |
| ŞAFAK-GÛN: | f. Şafak renkli, kızıl. |
| ŞEBGUN: | f. "Gece renkli" Kara, siyah. |
| ŞEBGUN: | f. "Gece renkli" Kara, siyah. |
| TADAGUN: | Birbirini istemeyip garaz edişmek. |
| TAGUN: | Azgın kimseler. * Cenab-ı Hakk'ın emir ve kanunlarından gaflet edip haksızlık edenler, zulüm edenler. |
| TEVAGGUN: | Cenk içinde ikdam etmek. Savaşta sebat edip ilerlemek. |
| TİREGUN: | f. Bulanık renkli, kara renkli. Rengi bulanık. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| GUNA-GUN : | f. Türlü türlü, renk renk. Alaca. |
| GU(Y) : | "Diyen, söyleyen" mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Rast-gu $ : Doğru söyleyen. Suhan-gu $ : Söz söyleyen, konuşan. |