Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
GURRE: Parlaklık. Her şeyin başlangıcı. Bu cihetle, kameri ayların ilk günlerine gurre-i şehr denilmiştir. Köleye, cariyeye ve malların en güzidelerine, gurret-ül emval denir. Güzel parlak yüze, vech-i agarr; açık ve nurani alına, cebhe-i garra denir ki, aynı asıldan müştaktırlar.
Fık: İskat edilen (düşürülen) bir ceninden dolayı verilmesi icab eden malî bir tazminattır. Hanefîlerce 500, Şafiîlerce 600 dirhem gümüştür.
GURRE-İ GARRA: Bir günlük hilâl.
GURRE-İ MUHARREM: Arabi aylardan olan Muharrem ayının birinci günü ve gecesi.
GURRENDE: f. Hiddetle bağıran, şiddetle gürliyen.
İçerisinde 'GURRE' geçenler
GURRE-İ GARRA: Bir günlük hilâl.
GURRE-İ MUHARREM: Arabi aylardan olan Muharrem ayının birinci günü ve gecesi.
GURRENDE: f. Hiddetle bağıran, şiddetle gürliyen.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
GURRE-İ GARRA : Bir günlük hilâl.
GURR : Beyaz leke.
GUR : Kabir, mezar. * Meşhur pehlivan Rüstem-i İraninin lâkabı. * Yaban eşeği.
GU(Y) : "Diyen, söyleyen" mânâlarına gelir ve birleşik kelimeler yapılır. Meselâ: Rast-gu $ : Doğru söyleyen. Suhan-gu $ : Söz söyleyen, konuşan.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...