| Kelime | Anlam |
|---|
| HÂLET: | Suret. Hâl. Keyfiyet. |
| HÂLET-İ CEHENNEM-NÜMUN: | Cehennem gibi çok azab verici hal. |
| HÂLET-İ GAŞY: | Kendini bilmeyecek derecede baygınlık. |
| HÂLET-İ NEZ': | Ölüm hâleti. Can verme zamanı. Sekerat vakti. |
| HÂLET-İ RUHİYE: | İnsanın ruh hâleti, manevi ve iç durumu. |
| HÂLET-İ ŞUHUD: | şuhud hali, mânen veya misalen seyretme hâleti.(...Fakat ihatasız olan hâlet-i şuhudda ve rü'ya gibi rü'yetlerini tâbirde verdikleri hükümlerinde hakları olmadığı için kısmen yanlıştır. M.) |
| HÂLET-İ ŞUHUD: | Şuhud hali, mânen veya misalen seyretme hâleti. (...Fakat ihatasız olan hâlet-i şuhudda ve rü'ya gibi rü'yetlerini tâbirde verdikleri hükümlerinde hakları olmadığı için kısmen yanlıştır. M.) |
| İçerisinde 'HÂLET' geçenler |
|---|
| CEHALET: | Bilmezlik, nâdanlık, ilimden ve her nevi müsbet mâlûmatdan habersiz olma. Cahillik. |
| DEHALET: | Sığınmak, aman dilemek, medet, yardım isteyiş. |
| HÂLET-İ CEHENNEM-NÜMUN: | Cehennem gibi çok azab verici hal. |
| HÂLET-İ GAŞY: | Kendini bilmeyecek derecede baygınlık. |
| HÂLET-İ NEZ': | Ölüm hâleti. Can verme zamanı. Sekerat vakti. |
| HÂLET-İ RUHİYE: | İnsanın ruh hâleti, manevi ve iç durumu. |
| HÂLET-İ ŞUHUD: | şuhud hali, mânen veya misalen seyretme hâleti.(...Fakat ihatasız olan hâlet-i şuhudda ve rü'ya gibi rü'yetlerini tâbirde verdikleri hükümlerinde hakları olmadığı için kısmen yanlıştır. M.) |
| HÂLET-İ ŞUHUD: | Şuhud hali, mânen veya misalen seyretme hâleti. (...Fakat ihatasız olan hâlet-i şuhudda ve rü'ya gibi rü'yetlerini tâbirde verdikleri hükümlerinde hakları olmadığı için kısmen yanlıştır. M.) |
| İHALETEN: | İhale ederek, ihale suretiyle. |
| KİHALET: | Göz için sürme yapma. Sürmecilik. * Göz doktorluğu. Göz hastalıkları bilgisi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| HÂLET-İ CEHENNEM-NÜMUN : | Cehennem gibi çok azab verici hal. |
| HALE : | Ay ve güneşin etrafında bazen görünen parlak dâire. |
| HÂL : | Durum, vaziyet. Görünüş. Tavır. Suret. Keyfiyet. * Cezbe. * Dert, keder, elem. * Mecâl. Kuvvet. * Gr: Fâili, mef'ulü veya her ikisinin durumunu bildiren sözdür. Halin sâhibine zi-l hâl denir.Meselâ : $ Reeytuhu mâşiyen: (Onu yürürken gördüm) cümlesinde Mâşiyen (yürürken) kelimesi, cümledeki mef'ulün hâlini bildirir. şimdiki zamanda olan fiilin durumuna da hâl denir. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |