Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HÂSİD: | Hased eden, kıskanan. |
| HÂSİDANE: | f. Kıskanarak, kıskançlıkla. Hased edercesine. |
| HASÎD: | (C.: Hasâyıd) Tarlada kalan ekin. |
| İçerisinde 'HÂSİD' geçenler | |
| HÂSİDANE: | f. Kıskanarak, kıskançlıkla. Hased edercesine. |
| MÜTEHASİD: | Birbirini kıskanan, çekemiyen. Birbirine hased eden. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HÂSİDANE : | f. Kıskanarak, kıskançlıkla. Hased edercesine. |
| HASÎ : | (Has'. den) Herkes tarafından kovulan. Sürülüp tardedilen. |
| HAS' : | Reddetme. * Uzak olmak. Uzaklaştırmak. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |