Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HÂZIK: | Mehâretli, işinin ehli, mütehassıs. (Bak: Hazâkat) |
| HÂZIK-I MÜTEDEYYİN: | Dindar ve iyi mütehassıs. (Dindar ve iyi mütehassıs doktor için söylenir). |
| HAZIK: | Süngü demiri. |
| HAZIK: | (C: Havâzik) Mesti dar olan. Cânip, taraf. |
| HAZIKANE: | Mâhirâne, mâhir ve usta olan bir kimseye yakışacak şekil ve surette. |
| HAZIKIYYET: | Mâhirlik, ehillik, ustalık, hâzıklık. |
| HAZÎK: | Kesilmiş olan. |
| İçerisinde 'HÂZIK' geçenler | |
| İçerisinde 'HÂZIK' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HAZİRÎN : | (Hâzır. C.) Meydanda, gözönünde olanlar, huzurda bulunanlar. |
| HAZ' : | Muhalefet etmek. * Taksim etmek, bölmek, paylaştırmak. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |