Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HÎŞ: | (C.: Hişân) f. Akraba. Aynı soydan olan. |
| HİŞAM: | Kırmak. Kesmek. |
| HÎŞAN: | (Hîş. C.) f. Akrabalar. Aynı sülâleden olanlar. |
| HİŞAŞ: | İçinde ot olan çuval. |
| HÎŞAVEND: | f. Akraba, soysop. |
| HÎŞAVENDÂN: | (Hîşâvend. C.) f. Akrabalar, soysoplar. |
| HİŞDAR: | f. Temizlik kurallarına çok sadık olan ve riayet eden adam. |
| HİŞİN: | Kokmuş tuluk. |
| HİŞMET: | Hürmet. Heybet ve utanmak, istihyâ. Bozulup kalmak. Gadap ve şiddet. Hiddet. |
| HİŞNE: | Kin tutmak. Çirkin ve pis kokmak. |
| HİŞT: | Eskiden kullanılan, kısa el mızrağına benzer bir savaş âleti. Daha ziyade Osmanlı ordularında bulunan bu silâh, özellikle hassa birliklerine verilirdi. |
| HÎŞTEN: | f. Kendi. |
| HÎŞTENDAR: | f. Kendine iyi bakan, sağlığını koruyan. |
| HİŞVE: | Yaramaz kimse. Çok rezil kimse. |
| HÎŞAVEND: | f. Akraba, soysop. |
| HÎŞAVENDÂN: | (Hîşâvend. C.) f. Akrabalar, soysoplar. |
| HÎŞTEN: | f. Kendi. |
| İçerisinde 'HÎŞ' geçenler | |
| BEHİŞT: | f. Cennet. Ahirette iyi kulların gideceği mükâfat yeri. Adn. Firdevs. |
| BEHİŞT-İ GINÂ: | Cenab-ı Hak'tan başka hiç kimseye minnet etmeden hâsıl olan saadet, cennet. Gına ve istiğnânın cenneti. |
| BEHİŞT-HIRÂM: | f. Cennete gitmiş. |
| BEHİŞTÎ: | f. Behiştle ilgili, cennetlik. |
| BEHİŞT-NİŞİN: | f. Cennette oturan. |
| BEHİŞT-ZÂR: | f. Cennet gibi yer. |
| BEHİŞT-ZÂR: | f. Cennet gibi yer. |
| BEHİŞT-NİŞİN: | f. Cennette oturan. |
| BEHİŞTÎ: | f. Behiştle ilgili, cennetlik. |
| CÂ-Yİ BEHİŞTÎ: | Cennet gibi yer. |
| CEHİŞ: | Halktan uzak olan. |
| CÂ-Yİ BEHİŞTÎ: | Cennet gibi yer. |
| DEHİŞT: | f. İttifak, ittihad, birlik. * Bir tarzda hareket, aynı şekilde hareket. |
| DERHİŞTE: | f. Cömertlik, sehavet. |
| DİHİŞ: | f. Verme, veriş, bağışlama, ihsan, atiyye. |
| FAHİŞ: | Ahlâka uymaz ve terbiyesiz olan. * Haddi tecavüz eden. Mübalâğalı. * Çok bahil. Nekir ve yaramaz şey. |
| FAHİŞE: | Ahlâksız ve hayâsız kadın. Namusunu korumayan kadın. * Allah'ın menettiği şey. * Zâniye. Kahbe. |
| FARK-I FÂHİŞ: | Çok fazla, haddini çok aşan fark. |
| FEVAHİŞ: | (Fâhiş. C.) Fâhiş işler. Bozuk işler. Kötü ve haram olan işler, ameller. |
| GABN-I FÂHİŞ: | Bir alışverişde veyahut ticari anlaşmada taraflardan birisinin nisbetsiz şekilde fazla aldanması. |
| HÂHİŞ: | f. Fazla arzu, isteyiş. |
| HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: | Vicdanî isteyiş ve arzu. |
| HÂHİŞGER (HÂHİŞKER): | f. Arzulayan. İsteyen. İstekli. |
| HÂHİŞGERAN (HÂHİŞKERÂN): | f. Hâhişgerler, istekliler, tâlibler. |
| HARHİŞE: | f. Kavga, gürültü, patırtı. |
| HAŞAHİŞ: | (Haşhâş. C.) Haşhaşlar. |
| HİŞAM: | Kırmak. * Kesmek. |
| HÎŞAN: | (Hîş. C.) f. Akrabalar. Aynı sülâleden olanlar. |
| HİŞAŞ: | İçinde ot olan çuval. |
| HÎŞAVEND: | f. Akraba, soysop. |
| HÎŞAVENDÂN: | (Hîşâvend. C.) f. Akrabalar, soysoplar. |
| HİŞDAR: | f. Temizlik kurallarına çok sadık olan ve riayet eden adam. |
| HİŞİN: | Kokmuş tuluk. |
| HİŞMET: | Hürmet. Heybet ve utanmak, istihyâ. Bozulup kalmak. * Gadap ve şiddet. Hiddet. |
| HİŞNE: | Kin tutmak. * Çirkin ve pis kokmak. |
| HİŞT: | Eskiden kullanılan, kısa el mızrağına benzer bir savaş âleti. Daha ziyade Osmanlı ordularında bulunan bu silâh, özellikle hassa birliklerine verilirdi. |
| HÎŞTEN: | f. Kendi. |
| HÎŞTENDAR: | f. Kendine iyi bakan, sağlığını koruyan. |
| HİŞVE: | Yaramaz kimse. * Çok rezil kimse. |
| HURUC-İ FÂHİŞ: | Haddini aşmak. * Büyük isyan hareketinde bulunmak. |
| HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: | Vicdanî isteyiş ve arzu. |
| HÎŞAVEND: | f. Akraba, soysop. |
| HÎŞAVENDÂN: | (Hîşâvend. C.) f. Akrabalar, soysoplar. |
| HÎŞTEN: | f. Kendi. |
| HURUC-İ FÂHİŞ: | Haddini aşmak. * Büyük isyan hareketinde bulunmak. |
| İNHİŞAŞ: | (C.: İnhişâşât) Birbirine dokunup hışırdama, hışırtı. Şakırtı, şakırdama. |
| İNHİŞAŞ-I ESLİHA: | Silâhların şakırtısı. |
| İNHİŞAŞ-I EVRAK: | Yaprakların hışırtısı. |
| MUHİŞ: | Korkutan, korku veren. |
| MUVAHHİŞ: | Vahşet veren. Vahşileştiren. Korkutan. Korkutup ürküten. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HİŞAM : | Kırmak. * Kesmek. |
| HİBA : | Bahşiş. * Kadına kocasından kalan hisse. * Vergi. |