Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HİDAYET: | Doğruluk. İslâmlık. Hakkı hak, bâtılı da bâtıl olarak görüp doğru yola girmek. Dalâletten ve bâtıl yoldan uzaklaşmak. |
| HİDAYET-EDÂ: | f. Hidayete sebeb olan. Hidayet verici. |
| İçerisinde 'HİDAYET' geçenler | |
| EHL-İ HİDAYET: | Hidâyette ve doğru yolda olanlar. Hidâyete erişmiş kimseler. |
| HİDAYET-EDÂ: | f. Hidayete sebeb olan. Hidayet verici. |
| MİNHAC-I HİDAYET: | Doğru yol. Hidayet yolu. |
| SİRAC-I RÂH-I HİDÂYET: | Hidayet yolunun ışığı. |
| ŞEMS-İ HİDAYET: | Hidayet güneşi. Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bir ismi. |
| ŞEMS-İ HİDAYET: | Hidayet güneşi. Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bir ismi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HİDAYET-EDÂ : | f. Hidayete sebeb olan. Hidayet verici. |
| HİDAYE : | Çaylak kuşu. |
| HİDA' : | Hile. Düzen kurmak. Aldatmak için yapılan oyun. |
| HİD' : | Koyunlar ürküp dağıldıklarında, onları durdurmak için söylenen bir kelimedir. |
| HİBA : | Bahşiş. * Kadına kocasından kalan hisse. * Vergi. |