Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HİKÂYE: | (Hikâyet) Bir hâdiseyi anlatmak. Anlatma. Olmuş bir hâdise. |
| HİKÂYE-NÜVİS: | f. Hikâye ve roman yazarı. Hikâyeci, romancı. |
| HİKÂYE-PERDÂZ: | f. Hikâye anlatan, hikâye ve roman söyleyen. |
| İçerisinde 'HİKÂYE' geçenler | |
| Fİ'L-İ HİKÂYE: | Gr: Geçmiş zamanda olmuş fakat konuşan kimsenin görmüş olduğu bir işi anlatan fiil. Meselâ: Okumuş idi, yazmış idi, vurdu gibi. |
| HİKÂYE-NÜVİS: | f. Hikâye ve roman yazarı. Hikâyeci, romancı. |
| HİKÂYE-PERDÂZ: | f. Hikâye anlatan, hikâye ve roman söyleyen. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HİKÂYE-NÜVİS : | f. Hikâye ve roman yazarı. Hikâyeci, romancı. |
| HİKAYAT : | Hikâyeler. |
| HİKAL : | Zayıflık, süstlük. |
| HÎK : | Tulum.HİK $ (Heykal-Heykam) : Devekuşunun erkeği. * İnce uzun. |
| HİBA : | Bahşiş. * Kadına kocasından kalan hisse. * Vergi. |