Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HİSAR: | (Hasr. dan) Etrafını alma, kuşatma. Kale. Etrafı istihkâmlı yer. |
| HİSAR ERİ: | Kale muhafızı. |
| HİSARLI: | Hisarla çevrili yer. Hisarda oturan, kalede mukim. Ask: Sınırlarda bulunan şehir ve kalelerde topçuya ait hizmetlerde kullanılan bir sınıf asker. Bunlara İstanbul'dan gönderilen "topçuağası" kumanda ederdi. Hisarlılar, bölük ve ortalara ayrılmamıştı. Sayıları sınırlı ve sabit değildi. |
| İçerisinde 'HİSAR' geçenler | |
| BÜN-İ HİSÂR: | Hisarın dibi. |
| HİSAR ERİ: | Kale muhafızı. |
| HİSARLI: | Hisarla çevrili yer. * Hisarda oturan, kalede mukim. * Ask: Sınırlarda bulunan şehir ve kalelerde topçuya ait hizmetlerde kullanılan bir sınıf asker. Bunlara İstanbul'dan gönderilen "topçuağası" kumanda ederdi. Hisarlılar, bölük ve ortalara ayrılmamıştı. Sayıları sınırlı ve sabit değildi. |
| İNHİSAR: | Hasr olunma. * Tecavüz etmeme. * Bir iş veya malın idâresinin bir kişiye, bir ele bırakılması. Bir elden idâre. Bir şeye mahsus olup, başka şeye şümulü olmama. Yalnız bir şeye veya bir şahsa hasrolunma.(Zihniyet-i inhisâr, hubb-u nefisten geliyor, sonra maraz oluyor, nizâ ondan çıkıyor. S.) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HİSAR ERİ : | Kale muhafızı. |
| HİSA : | (C.: Ahsâ) Kumlu yerde olan dibi yakın kuyu. |
| HÎS : | Ürkmek. * Kaçmak, firar. |
| HİBA : | Bahşiş. * Kadına kocasından kalan hisse. * Vergi. |