Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HİSSE: Pay. Nasip. Kısmete düşen kısım. Vârise intikal eden kısım.
HİSSE-İ MÜFREZE: Fık: Bir toprağın taksiminde vârislerden her birisinin hissesine isabet eden yer.
HİSSE-İ ŞÂYİA: Fık: Müşterek bir malın her bir cüz'üne sirayet eden hisse, pay.
Ortaklar arasında taksim edilmemiş olan müşterek mal. Meselâ: Bir kitaba, bir kaç kişi ortak ve taksim de mümkün değil ise; her hissedarın kitabın umumuna sahip olması.
HİSSEÇİN: f. Hisse alma, pay alma.
HİSSEDAR: Hisse sâhibi, hissesi olan.
HİSSEMEND: f. Hisseli olan. Pay alan, nasipli.
Ders alan.
HİSSEN: His itibariyle, duygulanarak, hislenerek.
HİSSE SENEDİ: Sermayesi paylara bölünebilen ticaret şirketlerinde, ortalıkdan doğan hakları ve sermaye payını temsil eden değerli evrak.
HİSSET: Cimrilik. Bahillik. Tamahkârlık.
Alçaklık.
HİSSEYAB: f. Hisselenen. Faydalanan. Hisse alan.
İçerisinde 'HİSSE' geçenler
HİSSE-İ MÜFREZE: Fık: Bir toprağın taksiminde vârislerden her birisinin hissesine isabet eden yer.
HİSSE-İ ŞÂYİA: Fık: Müşterek bir malın her bir cüz'üne sirayet eden hisse, pay. * Ortaklar arasında taksim edilmemiş olan müşterek mal. Meselâ: Bir kitaba, bir kaç kişi ortak ve taksim de mümkün değil ise; her hissedarın kitabın umumuna sahip olması.
HİSSEÇİN: f. Hisse alma, pay alma.
HİSSEDAR: Hisse sâhibi, hissesi olan.
HİSSEMEND: f. Hisseli olan. Pay alan, nasipli. * Ders alan.
HİSSEN: His itibariyle, duygulanarak, hislenerek.
HİSSE SENEDİ: Sermayesi paylara bölünebilen ticaret şirketlerinde, ortalıkdan doğan hakları ve sermaye payını temsil eden değerli evrak.
HİSSET: Cimrilik. Bahillik. Tamahkârlık. * Alçaklık.
HİSSEYAB: f. Hisselenen. Faydalanan. Hisse alan.
İLYAS (ALEYHİSSELÂM): Benî İsrail peygamberlerinden olup, Kur'an-ı Kerim'de ismi geçen ve Tevrat'ta "Ella" diye mezkûr olan bir Peygamberin ism-i mübarekidir. M.Ö. 9. asırda yaşamış olup ondan sonra Elyesa (A.S.) Peygamber olmuştur. İlyâs (A.S.), zamanının hükümdarıyla çok mücadele etmiş, çok zaman mağaralarda yaşamış, çok mu'cizeler göstermiştir. (Bak: Merâtib-i hayat)
NUH (ALEYHİSSELÂM): Kur'an-ı Kerim'de adı geçen bir peygamber ismi. (Elli yaşında iken kavmini imana dâvete memur edilmiş ve kavmi kendisini dinlemediğinden, iman etmeyenlere ceza olarak dünyayı kaplayan su tufanı olmuş ve zâlimler mahvolmuşlar; iman edenler Nuh Peygamber'in (A.S.) yaptığı gemiye alınarak kurtulmuşlardır.)
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HİSSE-İ MÜFREZE : Fık: Bir toprağın taksiminde vârislerden her birisinin hissesine isabet eden yer.
HİSS : Duymak. Farkına varmak. Duygu. * Bir kimsenin haline acıyıp rikkat ve şefkat eylemek. * Bir şeyi idrak edip şuur hâsıl eylemek. Bedendeki his uzuvlarından birisini müteessir eden bir şeyin mevcudiyetini idrak eylemek.
HÎS : Ürkmek. * Kaçmak, firar.
HİBA : Bahşiş. * Kadına kocasından kalan hisse. * Vergi.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...