Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HABİR: | Taze ve yeni şey. |
| HABİR: | Haberli. Haberdar. Agâh. Âlim. Arif-i billâh. Herşeyi bilen Allah (C.C.) |
| HABİRÂNE: | f. Bilgili ve haberdar olana yakışır şekilde. |
| İçerisinde 'HABİR' geçenler | |
| AHABİR: | (Ahbâr. C.) Hikâyeler. * Rivayetler. |
| HABİRÂNE: | f. Bilgili ve haberdar olana yakışır şekilde. |
| MAHABİR: | (Mahber. C.) Mürekkep hokkaları. |
| MUHABİR: | Haber veren, haberci. * Gazeteye havadis gönderen kimse. |
| NEHABİR: | (Nühbur. C.) Kum yığınları, kum tepeleri. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HABİRÂNE : | f. Bilgili ve haberdar olana yakışır şekilde. |
| HABİ : | Sürünüp emekleyen ufak çocuk. |
| HAB' : | Gizli, saklı, hafi. * Gizlemek, örtmek, setretmek. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |