Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HADAR: Suyu çok olan süt.
HADAR: Mukim olmak, ikâmet etmek, oturmak.
HADAR: Çabuk yetişen ot.
HADARET: Bir şeyin yanında bulunmak.
Huzur. Yakında olmak.
Hazır etmek. Hazır olmak.
Medeniyet.
İçerisinde 'HADAR' geçenler
DEHADAR: f. Uyanıklık, zeki ve çok akıllı oluş.
EHL-İ HADARET: şehirlerde yaşayan. Medeni.
ÇUHADAR: Ayak hizmetinde bulunan çuha elbiseli yahut çuhadan olan perdenin haricinde emre hazır bulunan hademe.
HADARET: Bir şeyin yanında bulunmak. * Huzur. Yakında olmak. * Hazır etmek. Hazır olmak. * Medeniyet.
MÜNHADAR: İnecek yer.
RAYİHADAR: f. Kokulu. Hoş kokulu.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HADARET : Bir şeyin yanında bulunmak. * Huzur. Yakında olmak. * Hazır etmek. Hazır olmak. * Medeniyet.
HADAA : (Hâdı'. C.) Hileciler, hilekârlar, aldatıcılar, dalavereciler.
HAD : f. Çaylak kuşu.HAD' $ (Hıd') : Aldatmak. * Dühul etmek, girmek. * Kurumak.
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...