| Kelime | Anlam |
|---|
| HAH: | f. (Hasten : "İstemek" mastarından yapılmıştır.) Kelimenin sonuna getirilerek isteyen, ister mânasında terkib yapılır. Meselâ: Bed-hah $ : Kötülük isteyen. |
| HAHAM: | Mûsevilerin dinî reisi, râhibi, âlimi. |
| HAHAN: | f. İstekli, arzulu, tâlib. |
| HAHEM: | (Hâsten) mastarından, "İsterim" mânasına fiildir. |
| HAHER: | f. Kızkardeş. Hemşire. |
| HAHERÎ: | f. Hemşirelik, kızkardeşlik. |
| HAHER-ZADE: | f. Hemşirezade, kızkardeş çocuğu. Yeğen. |
| HÂHİŞ: | f. Fazla arzu, isteyiş. |
| HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: | Vicdanî isteyiş ve arzu. |
| HÂHİŞGER (HÂHİŞKER): | f. Arzulayan. İsteyen. İstekli. |
| HÂHİŞGERAN (HÂHİŞKERÂN): | f. Hâhişgerler, istekliler, tâlibler. |
| HAH NA-HAH: | f. İster istemez. |
| HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: | Vicdanî isteyiş ve arzu. |
| İçerisinde 'HAH' geçenler |
|---|
| BED-HAH: | f. Fenalık isteyen. Herkesin kötülüğünü isteyen. Kötülük isteyen. |
| BİHAH(E): | Ses kısıklığı. |
| DÂDHAH: | f. Adalet isteyen. |
| DİL-HAH: | f. Gönül talebi, gönül arzusu. |
| EMAN-HAH: | f. Eman isteyen, eman diliyen, aman diyen. |
| FEHAHE: | Yorulmak. * Aciz olmak, güçsüzleşmek. |
| HAHAM: | Mûsevilerin dinî reisi, râhibi, âlimi. |
| HAHAN: | f. İstekli, arzulu, tâlib. |
| HAHEM: | (Hâsten) mastarından, "İsterim" mânasına fiildir. |
| HAHER: | f. Kızkardeş. Hemşire. |
| HAHERÎ: | f. Hemşirelik, kızkardeşlik. |
| HAHER-ZADE: | f. Hemşirezade, kızkardeş çocuğu. Yeğen. |
| HÂHİŞ: | f. Fazla arzu, isteyiş. |
| HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: | Vicdanî isteyiş ve arzu. |
| HÂHİŞGER (HÂHİŞKER): | f. Arzulayan. İsteyen. İstekli. |
| HÂHİŞGERAN (HÂHİŞKERÂN): | f. Hâhişgerler, istekliler, tâlibler. |
| HAH NA-HAH: | f. İster istemez. |
| HAKHAH: | Gecenin ilk saatlerinde gitmek. |
| HAYR-HAH: | f. Hayır sâhibi. Herkesin manevî ve maddî iyiliğini isteyen. Allah rızası için ilm-i Kur'an ve imanla, manen ve maddeten hayırlı hizmetler etmeyi ve hayırlı işler işlemeyi seven. |
| HAYR-HAHÎ: | f. İyilikseverlik, hayırhahlık. |
| HEM-HAH: | f. Arzu ve talebleri aynı olan, aynı istekleri olan. |
| HEVAHAH: | f. Sevilen, muhib, dost. |
| HUNHAH: | f. İntikam alıcı, öç alıcı, kan isteyen. |
| HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: | Vicdanî isteyiş ve arzu. |
| İBHAH: | Sesini boğuk bir şekilde çıkarma. |
| İCTİHAH: | Kadının veya dişi hayvanların hâmile olması. |
| İFHAH: | Âciz bırakma. |
| İLHAH: | Zorlamak. Israr etmek. Bir şeyin kabulü için son derece üstüne düşmek. |
| İLHAHAT: | (İlhah. C.) Direnmeler, zorlamalar. |
| İNAYETHAH: | f. İnayet isteyen, meded bekleyen. |
| ITLIHAH: | Gözden yaş akma, ağlama. |
| KİNEHÂH: | f. İntikam ve öc almak istiyen. Müntakim, kinci. |
| MATLAB-I DİL-HAH: | Gönlün isteği, arzu, maksad. |
| MA'ZERETHÂH: | f. Özür dileyen. Afvedilmesini isteyen. |
| MEDEDHÂH: | f. Meded isteyen, yardım bekleyen. |
| MEDEDHÂHÎ: | f. Meded arayıcılık, yardım isteyicilik. |
| MEHAH: | Tazelik, güzellik. |
| MİHAH: | (Muhh. C.) Beyinler. * İlikler. |
| MUHAHA: | Kemikten çıkan nesne. |
| MUSAHHAH: | Tashih edilmiş. Yanlışları düzeltilmiş. |
| NA-HAH: | f. İstemeyerek, râzı olmayarak. Zoraki. |
| NANHAH: | Ekmek isteyen. Dilenci. |
| NAVERDHÂH: | f. Savaş isteyen, muharebe arzulayan. |
| NİGUHÂH: | f. Hayır temenni eden, iyilik isteyen. |
| ÖZÜRHÂH: | f. Özür dileyen. Özür dileyerek affını isteyen. |
| RAHAH: | Davanın tırnağının geniş ve büyük olması. |
| REHAH: | Yumuşak. * Geniş. |
| SAÂDET-HAH: | Saâdet isteyen. Saâdet dileyen. |
| SAYE-HAH: | Koruma ve himaye isteyen. |
| SEHAH: | Yumuşak ve sıcak yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| HAHAM : | Mûsevilerin dinî reisi, râhibi, âlimi. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |