Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HAH: f. (Hasten : "İstemek" mastarından yapılmıştır.) Kelimenin sonuna getirilerek isteyen, ister mânasında terkib yapılır. Meselâ: Bed-hah $ : Kötülük isteyen.
HAHAM: Mûsevilerin dinî reisi, râhibi, âlimi.
HAHAN: f. İstekli, arzulu, tâlib.
HAHEM: (Hâsten) mastarından, "İsterim" mânasına fiildir.
HAHER: f. Kızkardeş. Hemşire.
HAHERÎ: f. Hemşirelik, kızkardeşlik.
HAHER-ZADE: f. Hemşirezade, kızkardeş çocuğu. Yeğen.
HÂHİŞ: f. Fazla arzu, isteyiş.
HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: Vicdanî isteyiş ve arzu.
HÂHİŞGER (HÂHİŞKER): f. Arzulayan. İsteyen. İstekli.
HÂHİŞGERAN (HÂHİŞKERÂN): f. Hâhişgerler, istekliler, tâlibler.
HAH NA-HAH: f. İster istemez.
HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: Vicdanî isteyiş ve arzu.
İçerisinde 'HAH' geçenler
BED-HAH: f. Fenalık isteyen. Herkesin kötülüğünü isteyen. Kötülük isteyen.
BİHAH(E): Ses kısıklığı.
DÂDHAH: f. Adalet isteyen.
DİL-HAH: f. Gönül talebi, gönül arzusu.
EMAN-HAH: f. Eman isteyen, eman diliyen, aman diyen.
FEHAHE: Yorulmak. * Aciz olmak, güçsüzleşmek.
HAHAM: Mûsevilerin dinî reisi, râhibi, âlimi.
HAHAN: f. İstekli, arzulu, tâlib.
HAHEM: (Hâsten) mastarından, "İsterim" mânasına fiildir.
HAHER: f. Kızkardeş. Hemşire.
HAHERÎ: f. Hemşirelik, kızkardeşlik.
HAHER-ZADE: f. Hemşirezade, kızkardeş çocuğu. Yeğen.
HÂHİŞ: f. Fazla arzu, isteyiş.
HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: Vicdanî isteyiş ve arzu.
HÂHİŞGER (HÂHİŞKER): f. Arzulayan. İsteyen. İstekli.
HÂHİŞGERAN (HÂHİŞKERÂN): f. Hâhişgerler, istekliler, tâlibler.
HAH NA-HAH: f. İster istemez.
HAKHAH: Gecenin ilk saatlerinde gitmek.
HAYR-HAH: f. Hayır sâhibi. Herkesin manevî ve maddî iyiliğini isteyen. Allah rızası için ilm-i Kur'an ve imanla, manen ve maddeten hayırlı hizmetler etmeyi ve hayırlı işler işlemeyi seven.
HAYR-HAHÎ: f. İyilikseverlik, hayırhahlık.
HEM-HAH: f. Arzu ve talebleri aynı olan, aynı istekleri olan.
HEVAHAH: f. Sevilen, muhib, dost.
HUNHAH: f. İntikam alıcı, öç alıcı, kan isteyen.
HÂHİŞ-İ VİCDANÎ: Vicdanî isteyiş ve arzu.
İBHAH: Sesini boğuk bir şekilde çıkarma.
İCTİHAH: Kadının veya dişi hayvanların hâmile olması.
İFHAH: Âciz bırakma.
İLHAH: Zorlamak. Israr etmek. Bir şeyin kabulü için son derece üstüne düşmek.
İLHAHAT: (İlhah. C.) Direnmeler, zorlamalar.
İNAYETHAH: f. İnayet isteyen, meded bekleyen.
ITLIHAH: Gözden yaş akma, ağlama.
KİNEHÂH: f. İntikam ve öc almak istiyen. Müntakim, kinci.
MATLAB-I DİL-HAH: Gönlün isteği, arzu, maksad.
MA'ZERETHÂH: f. Özür dileyen. Afvedilmesini isteyen.
MEDEDHÂH: f. Meded isteyen, yardım bekleyen.
MEDEDHÂHÎ: f. Meded arayıcılık, yardım isteyicilik.
MEHAH: Tazelik, güzellik.
MİHAH: (Muhh. C.) Beyinler. * İlikler.
MUHAHA: Kemikten çıkan nesne.
MUSAHHAH: Tashih edilmiş. Yanlışları düzeltilmiş.
NA-HAH: f. İstemeyerek, râzı olmayarak. Zoraki.
NANHAH: Ekmek isteyen. Dilenci.
NAVERDHÂH: f. Savaş isteyen, muharebe arzulayan.
NİGUHÂH: f. Hayır temenni eden, iyilik isteyen.
ÖZÜRHÂH: f. Özür dileyen. Özür dileyerek affını isteyen.
RAHAH: Davanın tırnağının geniş ve büyük olması.
REHAH: Yumuşak. * Geniş.
SAÂDET-HAH: Saâdet isteyen. Saâdet dileyen.
SAYE-HAH: Koruma ve himaye isteyen.
SEHAH: Yumuşak ve sıcak yer.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HAHAM : Mûsevilerin dinî reisi, râhibi, âlimi.
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...