Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HAKİKÎ: Gerçek. Hakikate mensub. Sâhici, doğru.
İçerisinde 'HAKİKÎ' geçenler
AŞK-I HAKİKÎ: Hakiki aşk. Allah için sevmek. Allah sevgisi.
ESBAB-I HAKİKİYE: Gerçek sebepler, hakiki sebepler.
FÂİL-İ HAKİKÎ: Bir işte hakiki te'sir sahibi. Onu hakkı ile yapan (Allah C.C.)
HÂFIZ-I HAKİKÎ: Hakiki ve tam muhafaza eden. (Allah)
İMTİNA-İ HAKİKİ: Bir şeyin mümkün olmamasının aklen zaruri olması. (Meselâ: Bir kimse kendinden yaş bakımından büyük olan başka bir kimse hakkında: "Bu benim oğlumdur" diye iddia etse, dâvâsı dinlenmez. Çünkü, kendinden yaşça büyük bir adamın, kendisinin neslen oğlu olması aklen muhaldir.)
KIYMET-İ HAKİKİYE: Hakiki ve gerçek değer.
MA'BUD-U HAKİKÎ: Hakiki ma'bud olan Cenab-ı Hak (C.C.)
MUCİD-İ HAKİKÎ: İcad etme iktidarının yegâne sahibi mânasında olarak (Allah) hakkında kullanılır.
MÜN'İM-İ HAKİKÎ: Bütün nimetleri yaratan ve veren Allah (C.C.)
RAZIK-I HAKİKİ: Hakiki rızık veren. Hiç bir vasıtaya ihtiyacı olmadan en güzel nimetleri yaratan ve bütün rızıkları ancak kendisi veren Allah (C.C.)
SANİ'-İ HAKİKÎ: Doğrudan doğruya, hiç bir şeye muhtaç olmadan her şeyin aslını, esasını ve teferruatını yapan, yaratan. Allah (C.C.).
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HAKÎK : Haklı, hak sahibi olan. * Müstehak, lâyık, münasib.
HAKÎ : Anlatan. Hikâye eden.
HAK : (Bak: Hakk)
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...