Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HALİB: | Sütçü, süt satan kimse. Sidik borusu. |
| HALİB: | (C.: Halebe) Aldatıcı, hilekâr, sahtekâr. (Müennesi: Hâlibe'dir.) |
| HALÎB: | Taze süt. |
| İçerisinde 'HALÎB' geçenler | |
| MAHALİB: | (Mahleb. C.) Yırtıcı hayvanların tırnakları, çengelli pençeleri. |
| MUHALİB: | Süt sağan. * Devrin hayır ve şerli işlerini tecrübe eden. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HALİ : | Tenhâ. Boş. Sahipsiz. Issız. İçinde bir şey olmama. |
| HÂL : | Durum, vaziyet. Görünüş. Tavır. Suret. Keyfiyet. * Cezbe. * Dert, keder, elem. * Mecâl. Kuvvet. * Gr: Fâili, mef'ulü veya her ikisinin durumunu bildiren sözdür. Halin sâhibine zi-l hâl denir.Meselâ : $ Reeytuhu mâşiyen: (Onu yürürken gördüm) cümlesinde Mâşiyen (yürürken) kelimesi, cümledeki mef'ulün hâlini bildirir. şimdiki zamanda olan fiilin durumuna da hâl denir. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |