Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HALİYE: (C.: Havâlî) Kendini süsleyen kadın.
HALİYEN: Şimdiki hâlde, şimdiki zamanda.
HALİYEN: (Hâli. den) Boş olarak, boş olduğu hâlde.
İçerisinde 'HALİYE' geçenler
ARÂZİ-İ HÂLİYE: Boş, sahipsiz bırakılmış topraklar.
HALİYEN: Şimdiki hâlde, şimdiki zamanda.
HALİYEN: (Hâli. den) Boş olarak, boş olduğu hâlde.
SAHİFE-İ HÂLİYE: Boş sahife.
VAV-I HÂLİYE: Haller cümle olabilir. Eğer isim cümlesi olursa, başında bir "vav" bulunur. Ona Vav-ı hâliye denir. Bu vav, hâl'i zi-l-hâle bağlar. (Reeytuhu ve biyedihi kitâbün: Elinde bir kitap olduğu halde onu gördüm) cümlesindeki gibi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HALİYEN : Şimdiki hâlde, şimdiki zamanda.
HALİ : Tenhâ. Boş. Sahipsiz. Issız. İçinde bir şey olmama.
HÂL : Durum, vaziyet. Görünüş. Tavır. Suret. Keyfiyet. * Cezbe. * Dert, keder, elem. * Mecâl. Kuvvet. * Gr: Fâili, mef'ulü veya her ikisinin durumunu bildiren sözdür. Halin sâhibine zi-l hâl denir.Meselâ : $ Reeytuhu mâşiyen: (Onu yürürken gördüm) cümlesinde Mâşiyen (yürürken) kelimesi, cümledeki mef'ulün hâlini bildirir. şimdiki zamanda olan fiilin durumuna da hâl denir.
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...