Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HAMA: Hıfzetmek, korumak.
Kovmak, defetmek.
HAMA': Kara balçık.
HAMAİD: (Hamîde. C.) Bir kimsenin medhedilmeğe lâyık olan işleri.
HAMAİL: (Himâle. C.) Tılsım, muska.
Kılıç kayışı, kılıcı bele bağlamaya yarayan kayış.
HAMAİM: (Hamâme. C.) Güvercinler.
HAMAK: İki ağaç veya direk arasına asılarak içine yatılan ağyatak.
HAMAKAT: Ahmaklık. Budalalık. Bönlük. Anlayışsızlık.
HAMALE: Bir mala kefil olma.
HAMAM(E): (C.: Hamâim) Güvercin kuşu.
HAMAN: Peygamber Hz. Musa (A.S.) zamanındaki Mısır Fir'avununun vezirinin ismi.
HAMARAT: Becerikli, elinden iş gelir, cerbezeli.
HAMAS: Verem.
Yumuşaklıkla ve kolaylıkla bir şeyi çıkarmak.
HAMASET: Yaradılıştan olan cesâret. Bahadırlık. Cesurluk. Kahramanlık. Yiğitlik.
HAMASÎ: Hamâsetle alâkalı. Fıtrî cesarete âit ve müteallik.
HAMASİYYAT: Kahramanlık destanları.
HAMAT: Kaynana.
HAMATA: Katılık.
Yanmak.
Boğaz ağrısı.
Darı samanı.
Kalbin ortası.
İçerisinde 'HAMA' geçenler
HAMA': Kara balçık.
HAMAİD: (Hamîde. C.) Bir kimsenin medhedilmeğe lâyık olan işleri.
HAMAİL: (Himâle. C.) Tılsım, muska. * Kılıç kayışı, kılıcı bele bağlamaya yarayan kayış.
HAMAİM: (Hamâme. C.) Güvercinler.
HAMAK: İki ağaç veya direk arasına asılarak içine yatılan ağyatak.
HAMAKAT: Ahmaklık. Budalalık. Bönlük. Anlayışsızlık.
HAMALE: Bir mala kefil olma.
HAMAM(E): (C.: Hamâim) Güvercin kuşu.
HAMAN: Peygamber Hz. Musa (A.S.) zamanındaki Mısır Fir'avununun vezirinin ismi.
HAMARAT: Becerikli, elinden iş gelir, cerbezeli.
HAMAS: Verem. * Yumuşaklıkla ve kolaylıkla bir şeyi çıkarmak.
HAMASET: Yaradılıştan olan cesâret. Bahadırlık. Cesurluk. Kahramanlık. Yiğitlik.
HAMASÎ: Hamâsetle alâkalı. Fıtrî cesarete âit ve müteallik.
HAMASİYYAT: Kahramanlık destanları.
HAMAT: Kaynana.
HAMATA: Katılık. * Yanmak. * Boğaz ağrısı. * Darı samanı. * Kalbin ortası.
HAMHAMA: Hımhımlık, sözü genizden söyleyerek konuşma.
HAMHAMA: Atın yulaf ve su gördüğünde çıkardığı ses.
İBHAMAT: (İbham. C.) Mübhem şeyler, açıklanmayan mes'eleler, üstü kapalı sözler.
İKTİHAMAT: (İktihâm. C.) İktihamlar, hücumlar, saldırışlar. * Tahammül etmeler, göğüs germeler.
İLHAMAT: İlhamlar. Allah tarafından kalbe gelen mânalar.
İSTİFHAMAT: (İstifham. C.) İstifhamlar, sualler, sormalar.
İSTİRHAMAT: (İstirhâm. C.) İstirhâm etmeler, yalvarmalar, ricâ etmeler.
MUHAMAT: Korumak. * Avukatlık etmek. * Birinden birşeyi def etmek.
RUHAMA: (Rahim. C.) Rahim olanlar.
VAHAMA: (Vahim. C.) Tehlikeli, korkulu ve vahim olan şeyler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HAMA' : Kara balçık.
HAM : f. Olmamış, pişmemiş, çiğ. * Nâfile, beyhude, boşuboşuna. * İşlenmemiş, üzerinde çalışılmamış. * Acemi kimse, tecrübesiz. Terbiye görmemiş kişi.
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...