| Kelime | Anlam |
|---|
| HASAN: | Nâmahremden korunur üzere olmak, korunmak. |
| HASAN: | Güzel. (Bak: Hasen) |
| HASAN: | İyilik. Güzel muamelede bulunmak. |
| HASANET: | Bir yerin çok sağlam ve korunulacak tarzda olması. Kadının kendisini haramdan koruması. |
| HASAN-I BASRİ: | (Hi: 21-110) En ileri Tâbiînden olup hadis ve fıkıhta büyük âlimlerdendir. Basra'da medfundur. Mezheb sahibi bir müçtehiddir. Sahabe-i Kiram'dan 130 zat ile görüşmüş, Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Neseî, İbn-i Mace kendisinden hadis nakletmişlerdir. |
| İçerisinde 'HASAN' geçenler |
|---|
| EBU HASAN-I ŞAZELÎ: | (Bak: şazelî) |
| EBU HASAN-I ŞAZELÎ: | (Bak: Şazelî) |
| HZ. HASAN: | Hz. Ali'nin (R.A.) oğludur. Hz. Peygamber'in (A.S.M.) sevgili torunudur. Cennet'le tebşir olunmuştur. Hz. Peygamber (A.S.M.) kendisi için cennet gençlerinin seyyidi buyurmuştur. (Hi: 3-49)(Hazret-i Hasan ve Hüseyin'in Emevilere karşı mücadeleleri ise, din ile milliyet muharebesi idi. Yâni, Emeviler, Devlet-i İslâmiyeyi, Arab milliyeti üzerine istinad ettirip râbıta-i İslâmiyeti, râbıta-i milliyetten geri bıraktıklarından, iki cihetle zarar verdiler:Birisi: Milel-i sâireyi rencide ederek tevhiş ettiler. Diğeri : Unsuriyet ve milliyet esasları, adâleti ve hakkı tâkip etmediğinden zulmeder. Adalet üzerine gitmez. Çünki: Unsuriyet-perver bir hâkim, milletdaşını tercih eder, adalet edemez. $ferman-ı kat'isiyle: Râbıta-i diniye yerine râbıta-i milliye ikame edilmez; edilse, adalet edilmez; hakkaniyet gider.İşte Hazret-i Hüseyin, râbıta-i diniyeyi esas tutup muhik olarak onlara karşı mücadele etmiş, tâ makam-ı şehadeti ihraz etmiş. M.) |
| HASANET: | Bir yerin çok sağlam ve korunulacak tarzda olması. * Kadının kendisini haramdan koruması. |
| HASAN-I BASRİ: | (Hi: 21-110) En ileri Tâbiînden olup hadis ve fıkıhta büyük âlimlerdendir. Basra'da medfundur. Mezheb sahibi bir müçtehiddir. Sahabe-i Kiram'dan 130 zat ile görüşmüş, Buharî, Müslim, Ebu Davud, Tirmizî, Neseî, İbn-i Mace kendisinden hadis nakletmişlerdir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| HASANET : | Bir yerin çok sağlam ve korunulacak tarzda olması. * Kadının kendisini haramdan koruması. |
| HASA' : | Saman parçası. * Hurma kabı. |
| HAS' : | Reddetme. * Uzak olmak. Uzaklaştırmak. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |