Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HASB: (Haseb) Birisinin sülâlesi cihetinden iftihar yolu ile saydığı iyilik. Mal, din, millet. Kerem, fiil ve amelde yüksek şeref, iyi iş, sâlih amel. Şeref, asalet, şan, kadr ve haysiyet.
Dolayı, cihetiyle, gereğince.
HASB-EL BEŞERİYYE: İnsanlık hali olarak, insanlık dolayısıyla.
HASB-EL KADER: (Bak: HASBEL KADER)
HASB-EL LÜZUM: İcabettiği için.
HASB: (C.: Havâsıb) Taş atmak.
Ufak taşları savuran rüzgâr.
HASBA: Hafif tahkir yerinde kullanılan bir tabirdir. Halk dilinde "haspa" şeklinde kullanılır.
HASBA': (C.: Hasubâ) Ufak taş.
HASBE: Kızamık hastalığı. Tane tane gövdede çıkan bir hastalıktır. (Hasta kişiye "mahsub" derler.)
HASBE: Re'y. Tedbir. (Aslı: Ecir ve sevab mânasına gelen "hisbe" dir)
HASBEL HAMİYYE: (Hasb-el hamiyye) Hamiyet icabı, hamiyet için.
HASBEL İCAB: (Hasb-el icâb) Durum icabı olarak, hâl ve durum iktiza ettiği için, durum dolayısıyla.
HASBEL İKTİZA: (Hasb-el iktizâ) İktiza ettiği için, gerektiğinden dolayı.
HASBEL KADER: (Hasb-el kader) Kader cihetiyle.
HASBEL MEVSİM: (Hasb-el mevsim) Mevsime göre.
HASBETEN LİLLAH: Allah rızası için. Allah yoluna. Karşılık istemeksizin.
HASBÎ: Karşılıksız. Allah rızası için. (Hakiki mürşid âlim, koyun olur; kuş olmaz. Hasbî verir ilmini. Koyun verir kuzusuna hazmolmuş musaffâ sütünü. Kuş veriyor ferhine lüâb-âlud kayyını. S.)
HASB-İ HAL: Halleşme. Görüşüp konuşma.
HASBİYE: $ âyetinin kısaca ismidir.
HASBÜNA: Bize yeter. Bize kâfidir (meâlinde).
İçerisinde 'HASB' geçenler
HASB-EL BEŞERİYYE: İnsanlık hali olarak, insanlık dolayısıyla.
HASB-EL KADER: (Bak: HASBEL KADER)
HASB-EL LÜZUM: İcabettiği için.
HASBA: Hafif tahkir yerinde kullanılan bir tabirdir. Halk dilinde "haspa" şeklinde kullanılır.
HASBA': (C.: Hasubâ) Ufak taş.
HASBE: Kızamık hastalığı. Tane tane gövdede çıkan bir hastalıktır. (Hasta kişiye "mahsub" derler.)
HASBE: Re'y. Tedbir. (Aslı: Ecir ve sevab mânasına gelen "hisbe" dir)
HASBEL HAMİYYE: (Hasb-el hamiyye) Hamiyet icabı, hamiyet için.
HASBEL İCAB: (Hasb-el icâb) Durum icabı olarak, hâl ve durum iktiza ettiği için, durum dolayısıyla.
HASBEL İKTİZA: (Hasb-el iktizâ) İktiza ettiği için, gerektiğinden dolayı.
HASBEL KADER: (Hasb-el kader) Kader cihetiyle.
HASBEL MEVSİM: (Hasb-el mevsim) Mevsime göre.
HASBETEN LİLLAH: Allah rızası için. Allah yoluna. Karşılık istemeksizin.
HASBÎ: Karşılıksız. Allah rızası için. (Hakiki mürşid âlim, koyun olur; kuş olmaz. Hasbî verir ilmini. Koyun verir kuzusuna hazmolmuş musaffâ sütünü. Kuş veriyor ferhine lüâb-âlud kayyını. S.)
HASB-İ HAL: Halleşme. Görüşüp konuşma.
HASBİYE: $ âyetinin kısaca ismidir.
HASBÜNA: Bize yeter. Bize kâfidir (meâlinde).
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HASB-EL BEŞERİYYE : İnsanlık hali olarak, insanlık dolayısıyla.
HAS' : Reddetme. * Uzak olmak. Uzaklaştırmak.
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...