Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HATIR: | Zihin. Fikir. Gönül. Kalb. Hal. Tedbir. Vesvese. |
| HATIR-I NÂ-ŞÂD: | Tasalı ve kederli gönül. |
| HATIR-I NEFSANÎ: | Tas: Dünya ve nefis muhabbetinin cismanî kuvvete galebesi. |
| HATIR-I RAHMANÎ: | Tasavvuf ehlinin kalbinde, Allah'ın cemal-i vahdetinin tecellisiyle tam bir sükûnet olması. Buna muhabbetullah da denir. |
| HATIR-I ŞEYTANÎ: | Tas: Nefsin zevklerine muhabbet yüzünden, ma'siyet ve günahlara düşmek. |
| HATIRA: | Hatıra gelen. Hatırda kalan şey. Bir kimseyi veya bir hâdiseyi hatırlatması için yazılan veya saklanan veya birisine verilen şey. |
| HATIR-AŞÜFTE: | f. Gönlü perişan olan. |
| HATIRAT: | (Hâtıra. C.) Hâtıralar. Hatırda kalan şeyler. Edb: Bir adamın yaşadığı zamana, bulunduğu işlere, görüştüğü kimselere dair düşüncelerini ve duygularını hâvi olmak üzere yazdığı eser.(... Acaba Hâlık-ı Semavat ve Arz'dan başka hangi sebeb var ki; en ince ve en gizli hâtırat-ı kalbimizi bilecek ve bizim için istikbali, âhiretin icadıyla ışıklandıracak ve dünyanın yüzbin boğucu emvacından kurtaracak, hâşâ; Zat-ı Vacib-ül Vücud'dan başka hiçbir şey, hiçbir cihette Onun izni ve iradesi olmadan imdat edemez ve halaskâr olamaz. L.) |
| HATIRAT-I KALB: | Kalbe gelen hatıralar ve mânâlar. |
| HATIR-AZAR: | f. Hatır kıran. |
| HATIR-AZÜRDE: | f. Hatırı kırılmış. |
| HATIR-NEVAZ: | f. Gönüle okşayan, hatırnaz. |
| HATIR-NİŞAN: | f. Hatırda kalan, akılda duran. |
| HATIR-GÜŞA: | f. Gönle ferahlık veren. İç açan. |
| HATIR-MANDE: | f. Gücenmiş, kalbi incinmiş, hatırı kırılmış. |
| HATIR-NİŞİN: | f. Akılda kalan, hatırda kalan. |
| HATIR-SAZ: | Hatır yapan, gönül alan. |
| HATIR-ŞİKEN: | f. Gönül inciten, kalb kıran, hatır kıran. |
| HATIR-ŞİNAS: | f. Gönül alıcı, hatır alıcı. |
| HATIR-ZAD: | f. Akla gelen, hatıra doğan. |
| HATİR: | Muhâtaralı, tehlikeli, korkulacak durum. Büyük ve şerefli kimse. |
| HATIR-AŞÜFTE: | f. Gönlü perişan olan. |
| İçerisinde 'HATIR' geçenler | |
| BAHATİR: | (Bühter. C.) Kısa boylu kadınlar, bodur kimseler. |
| MÜTEHATİR: | Birbirini yalanlayan, tekzib eden. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HATÎ : | Şaşırtan, yanıltan, hatâya düşüren. |
| HAT : | f. Çaylak kuşu. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |