Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HAYAL: (C.: Hayâlât) Zihnen tasarlanan şey. Hakikatı bilinmeyip akılla tasarlanan veya gölgeli görünen şey.
Asıl olmayan ve akıldan geçen fikir.
HAYAL-İ BEŞER: İnsan hayali.
HAYAL-İ FENER: Sihirbaz feneri denilen ve resimli camları olan ve bu resimleri duvara aksettiren fenere benzer bir âlet.
Mc: Son derece vücutça zayıf olan kimseler için kullanılır.
HAYAL-İ HÂİL: Korku ve dehşet veren hayal.
HAYAL-İ SEFİD: f. Beyaz hayal.
HAYALÂT: (Hayal. C.) Hayaller, hülyalar.
HAYALÂT-I ÂLİYYE: Yüksek ve âli hayaller.
HAYALEN: Hayal olarak. Zihinde tasarlayıp canlandırarak.
HAYALET: Göze görünen hayal, karaltı.
HAYALÎ: Hayale âit. Hayale mensub ve müteallik.
Hayal, yahut halk dili ile "Karagöz" oynatanlar.
HAYALİYYUN: (Hayalî. C.) Romantik şâirler, hayalî yazarlar.
HAYALİYYUN MEZHEBİ: Aslı olmayan ve hayalde tasavvur edilen şeyleri, gerçek olduğunu vehm edenlerin mesleği.
HAYAL-PEREST: f. Hayalî şeylerle çok uğraşan. Çok hayal kuran. Dalgın. Olmayacak şeylerle avunan.
HAYAL-PERESTLİK: Kelâmda hakikatı rencide edecek şekilde lüzumsuz hayallere yer vermek.
HAYAL-PERVER: f. Hayale düşkün.
İçerisinde 'HAYAL' geçenler
BEDİA-İ HAYALİYE: İdeal, ülkü, gaye, mefkûre.
GAYE-İ HAYAL: Hayalde tasavvur edilen ve ona varılması istenen gaye ve maksat. İdeal.
HAVZ-I HAYAL: Hayal havuzu.
HAYAL-İ BEŞER: İnsan hayali.
HAYAL-İ FENER: Sihirbaz feneri denilen ve resimli camları olan ve bu resimleri duvara aksettiren fenere benzer bir âlet. * Mc: Son derece vücutça zayıf olan kimseler için kullanılır.
HAYAL-İ HÂİL: Korku ve dehşet veren hayal.
HAYAL-İ SEFİD: f. Beyaz hayal.
HAYALÂT: (Hayal. C.) Hayaller, hülyalar.
HAYALÂT-I ÂLİYYE: Yüksek ve âli hayaller.
HAYALEN: Hayal olarak. Zihinde tasarlayıp canlandırarak.
HAYALET: Göze görünen hayal, karaltı.
HAYALÎ: Hayale âit. Hayale mensub ve müteallik. * Hayal, yahut halk dili ile "Karagöz" oynatanlar.
HAYALİYYUN: (Hayalî. C.) Romantik şâirler, hayalî yazarlar.
HAYALİYYUN MEZHEBİ: Aslı olmayan ve hayalde tasavvur edilen şeyleri, gerçek olduğunu vehm edenlerin mesleği.
HAYAL-PEREST: f. Hayalî şeylerle çok uğraşan. Çok hayal kuran. Dalgın. Olmayacak şeylerle avunan.
HAYAL-PERESTLİK: Kelâmda hakikatı rencide edecek şekilde lüzumsuz hayallere yer vermek.
HAYAL-PERVER: f. Hayale düşkün.
PERESTAR-I HAYÂL: Şâir, ozan.
PÜR-HAYÂL: f. Hayal ile dolu.
TECESSÜM-İ HAYÂL: Hayâl görme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HAYAL-İ BEŞER : İnsan hayali.
HAYA : Hicab, utanma, edeb, ar, namus. Allah korkusu ile günahtan kaçınmak.
HAY : f. Eyvah! Vay!
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...