Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HAYE: f. Yumurta.
Haya, husye.
HAYED: Gölgesinden ürken eşek.
HAYENDE: f. Ağızda çiğneyen.
HAYESAN: Doğru yoldan dönmek, udul etmek.
Nefret etmek.
HAYEVAN: (Bak: Hayvan)
HAYEVÎ: Canlı. (Bak: Hayaviye)
İçerisinde 'HAYE' geçenler
BÎ-NİHAYE: f. Sonsuz, nihayetsiz, ebedi, bâki, tükenmez.
BİNNİHAYE: Sonuna kadar. Sonsuz.
EB'ÂD-I BÎNİHAYE: Sonsuz uzaklıklar.
HAYED: Gölgesinden ürken eşek.
HAYENDE: f. Ağızda çiğneyen.
HAYESAN: Doğru yoldan dönmek, udul etmek. * Nefret etmek.
HAYEVAN: (Bak: Hayvan)
HAYEVÎ: Canlı. (Bak: Hayaviye)
İLA-NİHAYE: Sona kadar, nihayete kadar. Böylece devam eder.
KENDE-HÂYE: f. "Hayası kesilmiş: Hadım ağası.
MALANİHAYE: Sonsuz, nihâyetsiz. Uçsuz bucaksız.
MUHAYEE: Pay edilmesi ve bölünmesi mümkün olmayan bir şeyi sıra ile nöbetleşe kullanma.
MUHAYENE: Belirli bir zaman için kiralama.
MÜHAYEE: Nöbetleşmek.
NİHAYET: Son, uç, son derece. * Çok.
NİHAYET-İ AZM: Kemik ucu.
NİHAYET-ÜL EMR: İşin nihayetinde, işin sonunda. Netice.
NİHAYET-ÜN NİHAYE: En sonunda. Akıbet.
NİHAYET-PEZİR: Son bulan. Nihâyet bulur olan.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HAYED : Gölgesinden ürken eşek.
HAY : f. Eyvah! Vay!
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...