Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
HAYRE: (C.: Hayrât) İyilik, kerem.
Her nesnenin iyisi.
HAYRET: Hiçbir cihete teveccüh edemeyip kalmak. Şaşkınlık. Ne yapacağını bilememek.
HAYRET-İ SIRFE: Tam bir şaşkınlık.
HAYRET-BAHŞ: f. Hayret veren, şaşırtan.
HAYRET-BAHŞÂ: f. Hayret veren, şaşkınlık veren, hayrete düşüren.
HAYRET-ENGİZ: f. Hayret veren. Hayret içinde bırakan.
HAYRET-FEZÂ: f. Hayret veren, hayreti artıran.
HAYRET-NÜMÂ: f. Hayret gösteren, hayret veren.
HAYRET-ZEDE: f. Hayrete düşmüş ve şaşırmış olan.
HAYRET-BAHŞ: f. Hayret veren, şaşırtan.
İçerisinde 'HAYRE' geçenler
AHVAL-İ HAYRET-FEZÂ: Hayret verici haller.
BUHAYRE: Göl. Küçük deniz.
CÂY-I HAYRET: Hayret edilecek yer veya şey.
HAYRET: Hiçbir cihete teveccüh edemeyip kalmak. Şaşkınlık. Ne yapacağını bilememek.
HAYRET-İ SIRFE: Tam bir şaşkınlık.
HAYRET-BAHŞ: f. Hayret veren, şaşırtan.
HAYRET-BAHŞÂ: f. Hayret veren, şaşkınlık veren, hayrete düşüren.
HAYRET-ENGİZ: f. Hayret veren. Hayret içinde bırakan.
HAYRET-FEZÂ: f. Hayret veren, hayreti artıran.
HAYRET-NÜMÂ: f. Hayret gösteren, hayret veren.
HAYRET-ZEDE: f. Hayrete düşmüş ve şaşırmış olan.
HAYRET-BAHŞ: f. Hayret veren, şaşırtan.
LÂHAYRE FİH: Bu işte hayır ve uğur yok.
NİGÂH-I HAYRET: Hayret bakışı.
SECDE-BER-ZEMİN-İ HAYRET VE MUHABBET: Hayret ve muhabbetle yere secde etmek.
SECDE-BER-ZEMİN-İ HAYRET VE MU: Hayret ve muhabbetle yere secde etmek.
ŞAYAN-I HAYRET: Şaşmağa değer. Hayret edip şaşılacak şey.
VAKFE-İ HAYRET: Hayret duraklaması.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
HAYRET : Hiçbir cihete teveccüh edemeyip kalmak. Şaşkınlık. Ne yapacağını bilememek.
HAYR : Meşru iş. Faydalı, nurlu ve sevablı amel. Halkın rağbet ettiği akıl, ilim. İbadet, adalet, ihsan, mal gibi nimet. (Bak: Hayrat)
HAY : f. Eyvah! Vay!
HA : Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...