Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HAZİNE KETHUDASI: | Tar: Yavuz Sultan Selim Han zamanında kurulan hazine kethudâlığı, saraya girip çıkan demirbaş eşyanın korunup saklanmasıyla mes'ul idi. Bu müessesenin başında bulunan memura da hazine kethudâsı denilirdi. |
| İçerisinde 'HAZİNE KETHUDASI' geçenler | |
| İçerisinde 'HAZİNE KETHUDASI' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HAZİNE KETHUDASI : | Tar: Yavuz Sultan Selim Han zamanında kurulan hazine kethudâlığı, saraya girip çıkan demirbaş eşyanın korunup saklanmasıyla mes'ul idi. Bu müessesenin başında bulunan memura da hazine kethudâsı denilirdi. |
| HAZİNE : | Define. * Kıymetli şeyleri saklayacak sağlam yer. |
| HAZÎN : | Hüzünlü. Keder meydana getiren. Acı uyandıran. |
| HAZİRÎN : | (Hâzır. C.) Meydanda, gözönünde olanlar, huzurda bulunanlar. |
| HAZ' : | Muhalefet etmek. * Taksim etmek, bölmek, paylaştırmak. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |