Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HAZER: | Çekinme. Zarar verebilecek şeyden kaçınma. Korunma. |
| HAZER: | Vahşi hayvanların yediği et. |
| HAZER: | Gözün dar ve küçük olması. Kabile. Cemaat. |
| HAZERAT: | (Hazret. C.) (Bak: Hazret) |
| İçerisinde 'HAZER' geçenler | |
| BAHR-İ HAZER: | Hazer Denizi. |
| EL-HAZER: | Sakın! Sakınınız! (manasınadır) |
| HAZERAT: | (Hazret. C.) (Bak: Hazret) |
| MUHAZERE: | Birbirini korkutmak. * İhtiraz etmek. * Uyanık olmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HAZERAT : | (Hazret. C.) (Bak: Hazret) |
| HAZEF : | Çamurdan yapılmış olup ateşte pişirilen şeyler. Çanak, çömlek. |
| HAZ' : | Muhalefet etmek. * Taksim etmek, bölmek, paylaştırmak. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |