Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HAZZ: | Sevinç duyma. Hoşlanma. Zevklenme. Saadet. Tali'. Nasib. Nimet ve süruru mucib şey. |
| HAZZ: | Kesme. Kısaltma. Kazmak. Yırtmak. Silmek. |
| HAZZ: | Hafif gövdeli. Bir cins ot. |
| HAZZ: | (C.: Huzuz) Deniz koyunu. (denizde olur) "Vurmak" mânâsına masdar. Duvar üstüne direk koymak. |
| HAZZ: | Kandırmak. |
| HAZZ: | Yün. |
| HAZZA': | Nâlin yapıcı, nalcı. |
| HAZZAF: | Çanak çömlek yapan veya satan. |
| HAZZAL: | Ehline ve ailesine sarfedecek birşey bulamayan fakir. |
| HAZZETMEK: | Hoşlanmak, zevk ve lezzet almak. |
| İçerisinde 'HAZZ' geçenler | |
| AHAZZ: | Pek bahtiyar, mes'ud, şanslı, mutlu. |
| HAZZA': | Nâlin yapıcı, nalcı. |
| HAZZAF: | Çanak çömlek yapan veya satan. |
| HAZZAL: | Ehline ve ailesine sarfedecek birşey bulamayan fakir. |
| HAZZETMEK: | Hoşlanmak, zevk ve lezzet almak. |
| MAHAZZ: | Kat'edecek, kesecek yer. |
| MUHAZZA: | Birbirini tahrik edip bir işe kandırmak. |
| MUHAZZAB: | Boyanmış, tahzib olunmuş. |
| MUHAZZAR: | Yeşile boyanmış. Yeşil renk ile renklendirilmiş. |
| MUHAZZİ': | Saman ve ot kesmekte kullanılan bir çeşit ziraat makinesi. |
| MUHAZZİL: | Alçaklık ve bayağılık içinde bırakan. Tahzil eden. |
| MUHAZZİLÂNE: | f. Alçaklık ve bayağılıkla. |
| MUHAZZİL: | Korkutucu. |
| MUHAZZİR: | Tahzir eden. Sakındıran. Çekindiren. |
| MÜTEHAZZI': | Alçak gönüllülük eden, tevazu gösteren. |
| MÜTEHAZZIÂNE: | f. Alçak gönüllülükle, tevazu göstererek. |
| MÜTEHAZZIR: | Yeşil renkle renklenen. Yeşillenen. |
| MÜTEHAZZIR: | Hazır olan, huzurda bulunan. |
| MÜTEHAZZİB: | Takım takım, küme küme toplanan. |
| MÜTEHAZZİN: | Hüzünlü, kederli. Üzülen, mahzun olan. |
| MÜTEHAZZİR: | (Hazer. den) Sakınan, çekinen, dikkatli davranan. |
| MÜTEHAZZİRÂNE: | f. Çekinerek, sakınarak, dikkatli davranarak. |
| TAHAZZU': | (Huzu. dan) Alçakgönüllülük gösterme. Mütevazi olma. |
| TAHAZZUR: | (Hıdr. dan) Yeşillenme. |
| TAHAZZUR: | (Hazır. dan) Hazır bulunma. Hazır olma. |
| TAHAZZÜB: | (Hizb. den) Toplanma, birikme. Küçük topluluk meydana getirme. |
| TAHAZZÜN: | Kederlenmek, hüzünlenmek. Birine acımak. Mükedder olmak. |
| TAHAZZÜN: | Hazineye girmek. * Yığılmak. |
| TAHAZZÜR: | (Hazer. den) Sakınma, korunma, çekinme. |
| ZU-HAZZ: | Nasibi olan, nasibli. * Hoşlanan, zevk alan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HAZZA' : | Nâlin yapıcı, nalcı. |
| HAZ' : | Muhalefet etmek. * Taksim etmek, bölmek, paylaştırmak. |
| HA : | Osmanlı alfabesinde sekizinci harftir ve ebced sayısı ile de sekizi ifade eder. $ şeklinde okunursa: Haram şey, haşarı yüzsüz kadın mânâlarına gelir. |