Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HEDD: | Binayı gürültüyle yıkıp göçürmek. Çok ihtiyarlayıp düşkün hâle gelmek. Zayıf ve korkak. |
| HEDDAM: | Çok keskin kılıç. |
| HEDDE: | Duvarın yıkılmasından çıkan gürültü. |
| İçerisinde 'HEDD' geçenler | |
| HEDDAM: | Çok keskin kılıç. |
| HEDDE: | Duvarın yıkılmasından çıkan gürültü. |
| MÜHEDDEB: | Kirpikli. |
| MÜHEDDEL: | Aşağı indirilen. |
| MÜHEDDİD: | Korkutan, tehdid eden. |
| MÜTEHEDDİ: | (Hidyet. den) Hediye gönderen. * Hidâyete eren, doğru yola giren. İslâm dinini kabul edip müslüman olan. |
| MÜTEHEDDİM: | (Hedm. den) Yıkılan, inhidâm eden. |
| TEHEDDİ: | Doğru yola girme. Hidayetlenme. |
| TEHEDDÜB: | Saçaklanmak. |
| TEHEDDÜL: | Sarkma, sölpüme. |
| TEHEDDÜM: | (C.: Teheddümât) Yıkılma. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HEDDAM : | Çok keskin kılıç. |
| HEDA : | Sakin olmak. |
| HEB : | (Vehb. den) Bağışla, lutfet (mânasına emir, duâ) |