Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HELAL-ZADE: | Helâl doğmuş, meşru ve nikâhlı ana-babadan dünyaya gelmiş çocuk. İyi adam, fenalık yapmaktan çekinen. Sâlih, afif, nâmuskâr. |
| İçerisinde 'HELAL-ZADE' geçenler | |
| İçerisinde 'HELAL-ZADE' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HELAL : | Allah'ın müsaade ettiği şey. Haram olmayan. Dinî bakımdan kullanılmasında, yenilip içilmesinde, dinlenmesi veya bakılmasında yahut dokunulmasında nehiy olmayan. * İhramdan çıkan hacı. |
| HELA' : | Korku. * Feryad. * Hırs. |
| HEL : | Arapçada soru cümlesinin başına gelen bir harf olup; $ em bel kad edatları yerinde ve ceza mânasına emri ve bazan isbat, bazan da nehiy için kullanılır. |
| HEB : | (Vehb. den) Bağışla, lutfet (mânasına emir, duâ) |