Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HEZAR: | f. Bin. (1000) Pek çok. Bülbül. |
| HEZARAN: | f. Binler. Binlerce. Pek çok. Bülbüller. |
| HEZARDASTEN: | (Hezârdestân) f. Bülbül. |
| HEZAREN: | Sıcak memleketlerde yetişen; ve baston, sandalye gibi şeyler yapmakta kullanılan bir cins kamış. |
| HEZARFENN: | f. Çok bilen, bir çok san'atı birden çok yüksek derecede yapabilen. Minâre ustası. |
| HEZARMÎH: | f. Bin yerinden yamalı derviş hırkası. Çok süslü. Gök yüzlü. |
| HEZARPA: | f. Çok ayaklı, bin ayaklı. Kırkayak. |
| HEZARPARE: | f. Bin parça, çok ufak. |
| HEZARTABE: | f. Güneş, şems. |
| HEZARYAR: | f. Bin defa. Bin kerre. |
| İçerisinde 'HEZAR' geçenler | |
| HEZARAN: | f. Binler. Binlerce. Pek çok. * Bülbüller. |
| HEZARDASTEN: | (Hezârdestân) f. Bülbül. |
| HEZAREN: | Sıcak memleketlerde yetişen; ve baston, sandalye gibi şeyler yapmakta kullanılan bir cins kamış. |
| HEZARFENN: | f. Çok bilen, bir çok san'atı birden çok yüksek derecede yapabilen. * Minâre ustası. |
| HEZARMÎH: | f. Bin yerinden yamalı derviş hırkası. * Çok süslü. * Gök yüzlü. |
| HEZARPA: | f. Çok ayaklı, bin ayaklı. * Kırkayak. |
| HEZARPARE: | f. Bin parça, çok ufak. |
| HEZARTABE: | f. Güneş, şems. |
| HEZARYAR: | f. Bin defa. Bin kerre. |
| SADHEZAR: | f. Yüzbin. |
| SADHEZARÂN: | Yüzbinlerce. |
| SÜRUD-İ HEZAR: | Bülbül nağmesi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HEZARAN : | f. Binler. Binlerce. Pek çok. * Bülbüller. |
| HEZABİR : | (Hizebr. C.) Arslanlar, esedler. * Yiğitler, kahramanlar. |
| HEZ : | Eğlence. Ciddi olmayan söz. |
| HEB : | (Vehb. den) Bağışla, lutfet (mânasına emir, duâ) |