Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HIDÎV: | f. Vezir, âsaf. Kral nâibi. Osmanlı Padişahı Abdülaziz zamanında (1861 - 1876) Mısır valilerine verilen ünvan. Sultan Abdülaziz, hıdîv ünvanını Büyük Fuad Paşa'nın arzusu üzerine ilk olarak Kavalalı Mehmed Ali Paşa'nın torunu olan İsmail Paşa'ya verdi. (8/6/1867) İsmail Paşadan sonra oğlu Tevfik Paşa, daha sonra da Abbas Hilmi Paşa, Mısır Hıdîvi oldular. Mısır hıdîvleri protokol bakımından şeyhülislâm ve sadrazam ile aynı derecede idiler. |
| HIDÎVÂNE: | f. Bir vezire veya Mısır hıdîvine yakışır şekil ve surette. |
| İçerisinde 'HIDÎV' geçenler | |
| İçerisinde 'HIDÎV' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HİD' : | Koyunlar ürküp dağıldıklarında, onları durdurmak için söylenen bir kelimedir. |
| HİBA : | Bahşiş. * Kadına kocasından kalan hisse. * Vergi. |