Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| HOŞBU: | f. Güzel kokulu, hoş kokan. |
| HOŞBUDE: | f. İyi oldu, iyi olurdu. |
| HOŞBUYÎ: | f. İyi kokulu olmak, güzel kokmak. |
| HOŞBU: | f. Güzel kokulu, hoş kokan. |
| İçerisinde 'HOŞBU' geçenler | |
| HOŞBUDE: | f. İyi oldu, iyi olurdu. |
| HOŞBUYÎ: | f. İyi kokulu olmak, güzel kokmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| HOŞBUDE : | f. İyi oldu, iyi olurdu. |
| HOŞBEŞ : | Selâmsabah, hatır sorma, birbirine rastlayan iki ahbab arasında söylenilen ilk sözler. |
| HOŞ : | f. İyi, güzel. * Tatlı. * Tuhaf, garip. |
| HOBİ : | ing. Her zamanki çalışmaların haricinde yer alan dinlendirici bir merak veya işlem. Severek yapılan iş, vakit geçirme yolu. |